الحجر

Hicr

Taşlık Bölge

15. sûre · Mekkî · 99 âyet · İniş sırası: 54

Yazım
Mealler

Bir Arapça kelimeye dokunun: okunuşu, yapısı ve kökü açılır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
  1. Yaşar Nuri ÖztürkElif, Lâm, Râ. İşte sana o Kitap'ın ve açık anlatımlı Kur'an'ın ayetleri.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkO küfre batmış olanlar zaman zaman, keşke Müslüman olsaydılar diye derin bir özlem duyarlar.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBırak onları yesinler, nimetlenip zevk etsinler ve sonu gelmez arzu kendilerini oyalasın. Ama yakında bilecekler.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBiz hiçbir yurt ve medeniyeti, belirlenmiş bir yazgısı olmaksızın ortadan kaldırmadık.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkHiçbir ümmet kendisi için belirlenen sürenin ne önüne geçebilir ne de o süreyi geriletebilir.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkŞöyle haykırdılar: "Hey! Kendisine o zikir/Kur'an indirilen! Sen gerçekten tam bir delisin."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Hadi getirsene bize o melekleri, eğer doğru sözlülerdensen!"
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBiz o melekleri ancak ve ancak hak üzere, hak bir yolla indiririz. Ve o zaman inkârcılara göz açtırılmaz.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkHiç kuşkusuz, o zikiri/Kur'an'ı biz indirdik, biz; her hal ve şartta onu muhakkak koruyacak olan da biziz.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun ki, senden öncekilerin o ilk kümeleri içine de nebiler gönderdik biz!
  1. Yaşar Nuri ÖztürkOnlara bir Tanrı elçisi gelir gelmez, onunla mutlaka alay ederlerdi.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBiz ona, günaha batmışların gönüllerinde böyle bir yol veririz.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkOna inanmazlar. Oysaki, öncekilerin yol ve yöntemleri gözlerinin önünden geçmiştir.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkÜzerlerine gökten bir kapı açsak da oradan yükseliyor olsalardı.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkKesinlikle şöyle diyeceklerdi: "Bizim gözlerimiz döndürüldü, bakışlarımız sarhoş edildi. Belki de biz büyüye çarptırılmış bir toplumuz."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun, biz gökte burçlar oluşturduk ve onu/onları, seyredenler için süsledik.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkVe onu/onları, her kovulup taşlanmış şeytandan koruduk.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkAncak kulak hırsızlığı eden olur; onun peşine de parlak bir ateş alevi düşer.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkYeri yayıp döşedik, ona kuvvetli dağlar diktik ve içinde ölçülü/ahenkli her şeyden bitirdik.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkOrada sizin için ve rızıklandırıcısı siz olmadığınız kimse için geçimlikler yarattık.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkHiçbir şey yoktur ki, hazineleri bizim yanımızda olmasın. Ama biz onu ancak belirli bir ölçüde/bir kaderle indiririz.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkRüzgârları dölleyiciler olarak gönderdik; gökten bir su indirdik de onunla sizi suvardık. Onun depolayıcıları siz değilsiniz.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBiz, elbette biz, hayat veriyoruz; biz öldürüyoruz. Ve biziz Vâris olanlar/mirasçı kalanlar.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun, sizin önden gidenlerinizi bilmişizdir; yemin olsun, geriye kalanları da bilmişizdir.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkHiç kuşkusuz, Rabbindir, evet O'dur onları haşredecek olan. Hakîmdir O, Alîm'dir.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun, biz insanı; kuru çamurdan, değişken-cıvık bir balçıktan yarattık.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkCini/İblis'i de daha önce kavurucu ateşten yaratmıştık.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkHatırla o zamanı ki Rabbin meleklere, "Ben, kupkuru bir çamurdan, değişken, cıvık balçıktan bir insan yaratacağım." demişti.
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Onu, amaçlanan düzgünlüğe ulaştırıp öz ruhumdan içine üflediğim zaman, önünde hemen secdeye kapanın."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkMeleklerin tümü, toplu halde secde ettiler.
  1. Yaşar Nuri Öztürkİblis müstesna. O, secde edenlerle beraber olmaya karşı çıktı.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkAllah dedi: "Ey İblis! Sana ne oluyor da secde edenlerle beraber olmuyorsun?"
  1. Yaşar Nuri ÖztürkDedi: "Kuru bir çamurdan, değişken-cıvık bir balçıktan yarattığın bir insana secde etmek için var olmadım."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBuyurdu: "Öyleyse çık oradan, çünkü kovuldun."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Din gününe kadar üzerinde lanet var."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkDedi: "Rabbim, onların diriltileceği güne kadar bana süre ver."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBuyurdu: "Hadi, süre verilenlerdensin."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Bilinen vaktin gününe kadar..."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkDedi: "Rabbim! Beni azdırmana yemin ederim ki, yeryüzünde onlar için mutlaka süslemeler yapacağım ve onların tümünü kesinlikle azdıracağım."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"İçlerinden riyaya sapmamış, samimi kulların müstesna."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBuyurdu: "İşte bana varan dosdoğru yol budur."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Benim kullarım aleyhine senin elinde hiçbir güç/kanıt olmayacak. Azgınların seni izleyenleri müstesna."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkCehennem onların tümünün şaşmaz buluşma yeridir.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkYedi kapısı vardır onun. Her kapıya onlardan bir bölük ayrılmıştır.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkSakınılması gereken şeylerden sakınanlar ise cennetlerde pınarlar içindedir.
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Güvene kavuşmuş olarak selamla girin oraya."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkGöğüslerindeki düşmanlığı çekip almışızdır. Köşkler/divanlar üzerinde karşı karşıya oturan kardeşler olmuşlardır.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkOrada kendilerine zahmet/yorgunluk dokunmaz. Oradan çıkarılmazlar da.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkHaber ver kullarıma: Hiç kuşkusuz benim, evet benim, Gafûr ve Rahîm.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkAma acıklı azabın ta kendisidir benim azabım.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkOnlara İbrahim'in misafirlerinden bahset.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkHani onun yanına girmişlerdi de "Selam!" demişlerdi. O da "Biz sizden korkuyoruz." diye konuşmuştu.
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Korkma! Biz sana bilgin bir oğlan müjdeliyoruz." dediler.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkDedi: "İhtiyarlık yakama yapıştıktan sonra mı bana müjde veriyorsunuz! Neye dayanarak müjde veriyorsunuz?"
  1. Yaşar Nuri ÖztürkDediler: "Hakk'a dayanarak müjdeledik sana, sakın ümitsizliğe düşenlerden olma."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkDedi: "Sapıtmışlardan başka kim ümit keser Rabbin rahmetinden!"
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Amacınız nedir ey elçiler?" diye sordu.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkDediler: "Biz günahkâr bir topluluğa gönderildik."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Yalnız Lût'un ailesi suçlu değildir. Biz onların hepsini kurtaracağız."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Lût'un karısı hariç. O günahkârlarla geride kalacaktır. Öyle takdir ettik."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkElçiler Lût ailesine geldiklerinde,
  1. Yaşar Nuri ÖztürkLût: "Siz tanınmayan kimselersiniz." dedi.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkDediler: "Sana öyle bir şey getirdik ki, onun hakkında kuşkulanıp duruyorlardı."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Sana gerçeği getirdik. Biz, özü-sözü doğru olanlarız."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Gecenin bir yerinde aileni yola çıkar. Sen de arkalarından onları izle. Hiçbiriniz geri dönüp bakmasın. Emredildiğiniz yere kadar gidin."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkOna şu emri bir hüküm olarak ilettik: Şunlar, kökleri kesilmiş olarak sabahlayacaklardır.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkŞehir halkı geldi. Muştulanmış olmanın sevincini yaşıyorlardı.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkLût dedi: "Bunlar benim konuklarımdır, aman beni utandırmayın!"
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Allah'tan korkun, beni rezil etmeyin."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkDediler: "Seni elâlemin işiyle uğraşmaktan men etmemiş miydik?"
  1. Yaşar Nuri ÖztürkLût dedi: "Eğer bir şey yapacaksanız, işte kızlarım!"
  1. Yaşar Nuri ÖztürkSenin ömrüne yemin olsun ki onlar, kendi sersemlikleri içinde bocalıyorlardı.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkNihayet o korkunç titreşimli ses, onları güneş doğarken yakaladı.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkO kentin üstünü altına getirdik/üst düzeydekileri alt düzeye indirdik. Ve üzerlerine pişmiş çamurdan taşlar yağdırdık.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkHiç kuşkusuz, bunda, işaretlerden anlam çıkaranlar için ibretler vardır.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkO kentin izleri/işaretleri, hâlâ işleyen bir yol üzerindedir.
  1. Yaşar Nuri Öztürkİnananlar için bunda elbette bir ibret vardır.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkEyke halkı da gerçekten zalim insanlardı.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkOnlardan intikam aldık. Her ikisi önde, belirgin bir biçimde durmaktadır.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun, Hicr halkı da gönderilen elçileri yalanladı.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkAyetlerimizi onlara verdik ama onlardan yüz çeviriyorlardı.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkDağlardan güvenli güvenli evler yontuyorlardı.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkKorkunç titreşimli ses onları da sabaha girecekleri sırada yakaladı.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkKazanıp durdukları şeylerin kendilerine hiçbir yararı olmadı.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBiz gökleri, yeri ve bunların arasındakileri hak olarak yarattık. O saat elbette gelecektir. Şimdi sen, uzanan elleri tut, güzel davran.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkKuşkusuz senin Rabbin, evet o, Hallâk'tır, hiç durmadan yaratır; en iyi şekilde bilir.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun ki, biz sana ikişerlerden/ikililerden/iç içe kıvrımlar halindeki çift mânalılardan yedi taneyi ve şu büyük Kur'an'ı verdik.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkSakın, onlardan bazı çiftlere verdiğimiz nimet ve zevklere gözlerini dikme. Onlar için tasalanma da. Müminler için kanadını indir sen!
  1. Yaşar Nuri ÖztürkVe de ki: "Ben, evet ben, apaçık konuşan bir uyarıcıyım!"
  1. Yaşar Nuri ÖztürkAynı şekilde, o bölücülere/yemin edip duranlara da beyyineler indirmiştik.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkOnlar ki Kur'an'ı parça parça/bölük bölük/falcılık aracı yaptılar.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkRabbine yemin olsun ki, biz onları toplu halde sorgu suale çekeceğiz/hepsinden mutlaka hesap soracağız;
  1. Yaşar Nuri ÖztürkYapıp ettiklerinden...
  1. Yaşar Nuri ÖztürkEmrolunduğun şeyi, kafalarını çatlatırcasına tebliğ et; şirke bulaşmışlara aldırma.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkAlay edip eğlenenlere karşı biz sana yeteriz.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkAllah ile beraber başka tanrılar benimseyenler yakında bilecekler.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun ki, onların söyledikleri yüzünden senin göğsünün daraldığını biliyoruz.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkŞimdi sen, Rabbine hamt ile tespih et ve secde edenlerden ol!
  1. Yaşar Nuri ÖztürkSana şaşmaz ve kesin bilgi gelinceye kadar Rabbine ibadet et!