الحجر
Hicr
Taşlık Bölge
Yazım
Mealler
Bir Arapça kelimeye dokunun: okunuşu, yapısı ve kökü açılır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- Yaşar Nuri ÖztürkElif, Lâm, Râ. İşte sana o Kitap'ın ve açık anlatımlı Kur'an'ın ayetleri.
- Yaşar Nuri ÖztürkO küfre batmış olanlar zaman zaman, keşke Müslüman olsaydılar diye derin bir özlem duyarlar.
- Yaşar Nuri ÖztürkBırak onları yesinler, nimetlenip zevk etsinler ve sonu gelmez arzu kendilerini oyalasın. Ama yakında bilecekler.
- Yaşar Nuri ÖztürkBiz hiçbir yurt ve medeniyeti, belirlenmiş bir yazgısı olmaksızın ortadan kaldırmadık.
- Yaşar Nuri ÖztürkHiçbir ümmet kendisi için belirlenen sürenin ne önüne geçebilir ne de o süreyi geriletebilir.
- Yaşar Nuri ÖztürkŞöyle haykırdılar: "Hey! Kendisine o zikir/Kur'an indirilen! Sen gerçekten tam bir delisin."
- Yaşar Nuri Öztürk"Hadi getirsene bize o melekleri, eğer doğru sözlülerdensen!"
- Yaşar Nuri ÖztürkBiz o melekleri ancak ve ancak hak üzere, hak bir yolla indiririz. Ve o zaman inkârcılara göz açtırılmaz.
- Yaşar Nuri ÖztürkHiç kuşkusuz, o zikiri/Kur'an'ı biz indirdik, biz; her hal ve şartta onu muhakkak koruyacak olan da biziz.
- Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun ki, senden öncekilerin o ilk kümeleri içine de nebiler gönderdik biz!
- Yaşar Nuri ÖztürkOnlara bir Tanrı elçisi gelir gelmez, onunla mutlaka alay ederlerdi.
- Yaşar Nuri ÖztürkBiz ona, günaha batmışların gönüllerinde böyle bir yol veririz.
- Yaşar Nuri ÖztürkOna inanmazlar. Oysaki, öncekilerin yol ve yöntemleri gözlerinin önünden geçmiştir.
- Yaşar Nuri ÖztürkÜzerlerine gökten bir kapı açsak da oradan yükseliyor olsalardı.
- Yaşar Nuri ÖztürkKesinlikle şöyle diyeceklerdi: "Bizim gözlerimiz döndürüldü, bakışlarımız sarhoş edildi. Belki de biz büyüye çarptırılmış bir toplumuz."
- Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun, biz gökte burçlar oluşturduk ve onu/onları, seyredenler için süsledik.
- Yaşar Nuri ÖztürkVe onu/onları, her kovulup taşlanmış şeytandan koruduk.
- Yaşar Nuri ÖztürkAncak kulak hırsızlığı eden olur; onun peşine de parlak bir ateş alevi düşer.
- Yaşar Nuri ÖztürkYeri yayıp döşedik, ona kuvvetli dağlar diktik ve içinde ölçülü/ahenkli her şeyden bitirdik.
- Yaşar Nuri ÖztürkOrada sizin için ve rızıklandırıcısı siz olmadığınız kimse için geçimlikler yarattık.
- Yaşar Nuri ÖztürkHiçbir şey yoktur ki, hazineleri bizim yanımızda olmasın. Ama biz onu ancak belirli bir ölçüde/bir kaderle indiririz.
- Yaşar Nuri ÖztürkRüzgârları dölleyiciler olarak gönderdik; gökten bir su indirdik de onunla sizi suvardık. Onun depolayıcıları siz değilsiniz.
- Yaşar Nuri ÖztürkBiz, elbette biz, hayat veriyoruz; biz öldürüyoruz. Ve biziz Vâris olanlar/mirasçı kalanlar.
- Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun, sizin önden gidenlerinizi bilmişizdir; yemin olsun, geriye kalanları da bilmişizdir.
- Yaşar Nuri ÖztürkHiç kuşkusuz, Rabbindir, evet O'dur onları haşredecek olan. Hakîmdir O, Alîm'dir.
- Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun, biz insanı; kuru çamurdan, değişken-cıvık bir balçıktan yarattık.
- Yaşar Nuri ÖztürkCini/İblis'i de daha önce kavurucu ateşten yaratmıştık.
- Yaşar Nuri ÖztürkHatırla o zamanı ki Rabbin meleklere, "Ben, kupkuru bir çamurdan, değişken, cıvık balçıktan bir insan yaratacağım." demişti.
- Yaşar Nuri Öztürk"Onu, amaçlanan düzgünlüğe ulaştırıp öz ruhumdan içine üflediğim zaman, önünde hemen secdeye kapanın."
- Yaşar Nuri ÖztürkMeleklerin tümü, toplu halde secde ettiler.
- Yaşar Nuri Öztürkİblis müstesna. O, secde edenlerle beraber olmaya karşı çıktı.
- Yaşar Nuri ÖztürkAllah dedi: "Ey İblis! Sana ne oluyor da secde edenlerle beraber olmuyorsun?"
- Yaşar Nuri ÖztürkDedi: "Kuru bir çamurdan, değişken-cıvık bir balçıktan yarattığın bir insana secde etmek için var olmadım."
- Yaşar Nuri ÖztürkBuyurdu: "Öyleyse çık oradan, çünkü kovuldun."
- Yaşar Nuri Öztürk"Din gününe kadar üzerinde lanet var."
- Yaşar Nuri ÖztürkDedi: "Rabbim, onların diriltileceği güne kadar bana süre ver."
- Yaşar Nuri ÖztürkBuyurdu: "Hadi, süre verilenlerdensin."
- Yaşar Nuri Öztürk"Bilinen vaktin gününe kadar..."
- Yaşar Nuri ÖztürkDedi: "Rabbim! Beni azdırmana yemin ederim ki, yeryüzünde onlar için mutlaka süslemeler yapacağım ve onların tümünü kesinlikle azdıracağım."
- Yaşar Nuri Öztürk"İçlerinden riyaya sapmamış, samimi kulların müstesna."
- Yaşar Nuri ÖztürkBuyurdu: "İşte bana varan dosdoğru yol budur."
- Yaşar Nuri Öztürk"Benim kullarım aleyhine senin elinde hiçbir güç/kanıt olmayacak. Azgınların seni izleyenleri müstesna."
- Yaşar Nuri ÖztürkCehennem onların tümünün şaşmaz buluşma yeridir.
- Yaşar Nuri ÖztürkYedi kapısı vardır onun. Her kapıya onlardan bir bölük ayrılmıştır.
- Yaşar Nuri ÖztürkSakınılması gereken şeylerden sakınanlar ise cennetlerde pınarlar içindedir.
- Yaşar Nuri Öztürk"Güvene kavuşmuş olarak selamla girin oraya."
- Yaşar Nuri ÖztürkGöğüslerindeki düşmanlığı çekip almışızdır. Köşkler/divanlar üzerinde karşı karşıya oturan kardeşler olmuşlardır.
- Yaşar Nuri ÖztürkOrada kendilerine zahmet/yorgunluk dokunmaz. Oradan çıkarılmazlar da.
- Yaşar Nuri ÖztürkHaber ver kullarıma: Hiç kuşkusuz benim, evet benim, Gafûr ve Rahîm.
- Yaşar Nuri ÖztürkAma acıklı azabın ta kendisidir benim azabım.
- Yaşar Nuri ÖztürkOnlara İbrahim'in misafirlerinden bahset.
- Yaşar Nuri ÖztürkHani onun yanına girmişlerdi de "Selam!" demişlerdi. O da "Biz sizden korkuyoruz." diye konuşmuştu.
- Yaşar Nuri Öztürk"Korkma! Biz sana bilgin bir oğlan müjdeliyoruz." dediler.
- Yaşar Nuri ÖztürkDedi: "İhtiyarlık yakama yapıştıktan sonra mı bana müjde veriyorsunuz! Neye dayanarak müjde veriyorsunuz?"
- Yaşar Nuri ÖztürkDediler: "Hakk'a dayanarak müjdeledik sana, sakın ümitsizliğe düşenlerden olma."
- Yaşar Nuri ÖztürkDedi: "Sapıtmışlardan başka kim ümit keser Rabbin rahmetinden!"
- Yaşar Nuri Öztürk"Amacınız nedir ey elçiler?" diye sordu.
- Yaşar Nuri ÖztürkDediler: "Biz günahkâr bir topluluğa gönderildik."
- Yaşar Nuri Öztürk"Yalnız Lût'un ailesi suçlu değildir. Biz onların hepsini kurtaracağız."
- Yaşar Nuri Öztürk"Lût'un karısı hariç. O günahkârlarla geride kalacaktır. Öyle takdir ettik."
- Yaşar Nuri ÖztürkElçiler Lût ailesine geldiklerinde,
- Yaşar Nuri ÖztürkLût: "Siz tanınmayan kimselersiniz." dedi.
- Yaşar Nuri ÖztürkDediler: "Sana öyle bir şey getirdik ki, onun hakkında kuşkulanıp duruyorlardı."
- Yaşar Nuri Öztürk"Sana gerçeği getirdik. Biz, özü-sözü doğru olanlarız."
- Yaşar Nuri Öztürk"Gecenin bir yerinde aileni yola çıkar. Sen de arkalarından onları izle. Hiçbiriniz geri dönüp bakmasın. Emredildiğiniz yere kadar gidin."
- Yaşar Nuri ÖztürkOna şu emri bir hüküm olarak ilettik: Şunlar, kökleri kesilmiş olarak sabahlayacaklardır.
- Yaşar Nuri ÖztürkŞehir halkı geldi. Muştulanmış olmanın sevincini yaşıyorlardı.
- Yaşar Nuri ÖztürkLût dedi: "Bunlar benim konuklarımdır, aman beni utandırmayın!"
- Yaşar Nuri Öztürk"Allah'tan korkun, beni rezil etmeyin."
- Yaşar Nuri ÖztürkDediler: "Seni elâlemin işiyle uğraşmaktan men etmemiş miydik?"
- Yaşar Nuri ÖztürkLût dedi: "Eğer bir şey yapacaksanız, işte kızlarım!"
- Yaşar Nuri ÖztürkSenin ömrüne yemin olsun ki onlar, kendi sersemlikleri içinde bocalıyorlardı.
- Yaşar Nuri ÖztürkNihayet o korkunç titreşimli ses, onları güneş doğarken yakaladı.
- Yaşar Nuri ÖztürkO kentin üstünü altına getirdik/üst düzeydekileri alt düzeye indirdik. Ve üzerlerine pişmiş çamurdan taşlar yağdırdık.
- Yaşar Nuri ÖztürkHiç kuşkusuz, bunda, işaretlerden anlam çıkaranlar için ibretler vardır.
- Yaşar Nuri ÖztürkO kentin izleri/işaretleri, hâlâ işleyen bir yol üzerindedir.
- Yaşar Nuri Öztürkİnananlar için bunda elbette bir ibret vardır.
- Yaşar Nuri ÖztürkEyke halkı da gerçekten zalim insanlardı.
- Yaşar Nuri ÖztürkOnlardan intikam aldık. Her ikisi önde, belirgin bir biçimde durmaktadır.
- Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun, Hicr halkı da gönderilen elçileri yalanladı.
- Yaşar Nuri ÖztürkAyetlerimizi onlara verdik ama onlardan yüz çeviriyorlardı.
- Yaşar Nuri ÖztürkDağlardan güvenli güvenli evler yontuyorlardı.
- Yaşar Nuri ÖztürkKorkunç titreşimli ses onları da sabaha girecekleri sırada yakaladı.
- Yaşar Nuri ÖztürkKazanıp durdukları şeylerin kendilerine hiçbir yararı olmadı.
- Yaşar Nuri ÖztürkBiz gökleri, yeri ve bunların arasındakileri hak olarak yarattık. O saat elbette gelecektir. Şimdi sen, uzanan elleri tut, güzel davran.
- Yaşar Nuri ÖztürkKuşkusuz senin Rabbin, evet o, Hallâk'tır, hiç durmadan yaratır; en iyi şekilde bilir.
- Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun ki, biz sana ikişerlerden/ikililerden/iç içe kıvrımlar halindeki çift mânalılardan yedi taneyi ve şu büyük Kur'an'ı verdik.
- Yaşar Nuri ÖztürkSakın, onlardan bazı çiftlere verdiğimiz nimet ve zevklere gözlerini dikme. Onlar için tasalanma da. Müminler için kanadını indir sen!
- Yaşar Nuri ÖztürkVe de ki: "Ben, evet ben, apaçık konuşan bir uyarıcıyım!"
- Yaşar Nuri ÖztürkAynı şekilde, o bölücülere/yemin edip duranlara da beyyineler indirmiştik.
- Yaşar Nuri ÖztürkOnlar ki Kur'an'ı parça parça/bölük bölük/falcılık aracı yaptılar.
- Yaşar Nuri ÖztürkRabbine yemin olsun ki, biz onları toplu halde sorgu suale çekeceğiz/hepsinden mutlaka hesap soracağız;
- Yaşar Nuri ÖztürkYapıp ettiklerinden...
- Yaşar Nuri ÖztürkEmrolunduğun şeyi, kafalarını çatlatırcasına tebliğ et; şirke bulaşmışlara aldırma.
- Yaşar Nuri ÖztürkAlay edip eğlenenlere karşı biz sana yeteriz.
- Yaşar Nuri ÖztürkAllah ile beraber başka tanrılar benimseyenler yakında bilecekler.
- Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun ki, onların söyledikleri yüzünden senin göğsünün daraldığını biliyoruz.
- Yaşar Nuri ÖztürkŞimdi sen, Rabbine hamt ile tespih et ve secde edenlerden ol!
- Yaşar Nuri ÖztürkSana şaşmaz ve kesin bilgi gelinceye kadar Rabbine ibadet et!