الأنبياء
Enbiyâ
Peygamberler
Yazım
Mealler
Bir Arapça kelimeye dokunun: okunuşu, yapısı ve kökü açılır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- Yaşar Nuri ÖztürkYaklaştı insanlara hesapları! Ve onlar hâlâ gaflet içinde yüz çevirip durmadalar.
- Yaşar Nuri ÖztürkRablerinden kendilerine ulaşan, söze bürünmüş her yeni öğüt ve hatırlatmayı ancak eğlenerek dinliyorlar.
- Yaşar Nuri ÖztürkKalpleri hep oyun ve oyalanmada. O zulüm sergileyenler, şu yolda bir fısıldaşmayı iyice koyulaştırdılar: "Bu adam, sizin gibi bir insandan başkası değil. Gözünüz baka baka büyüye mi gidiyorsunuz!"
- Yaşar Nuri ÖztürkDedi: "Rabbim, gökteki sözü de yerdeki sözü de bilir. O, herşeyi duyan, her şeyi bilendir!"
- Yaşar Nuri ÖztürkŞöyle de dediler: "Saçma sapan rüyalar bunlar! Belki de uydurduğu bir yalandır. Belki de bir şairdir o. Hadi bir mucize getirsin bize, öncekilere gönderildiği gibi..."
- Yaşar Nuri ÖztürkOnlardan önce yere batırdığımız hiçbir yurt ve uygarlık iman etmemiştir. Onlar mı iman edecekler!...
- Yaşar Nuri ÖztürkSenden önce de ancak kendilerine vahyettiğimiz erler gönderdik. Hadi, sorun zikir/Kur'an ehline, eğer bilmiyorsanız...
- Yaşar Nuri ÖztürkBiz onları yemek yemez bir ceset olarak yaratmadık. Onlar sonsuza dek kalıcı da değillerdi.
- Yaşar Nuri ÖztürkSonra onlara verilen söze sadık kaldık da onları ve dilediklerimizi kurtardık. Ve israfa saplanıp haddi aşanları helâk ettik.
- Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun, size bir Kitap gönderdik ki, öğüt ve uyarınız/zikriniz/şerefiniz yalnız ondadır. Hâlâ aklınızı çalıştırmayacak mısınız?
- Yaşar Nuri ÖztürkZulmetmiş nice kenti/medeniyeti biz kırıp geçirdik ve arkalarından başka bir topluluk oluşturduk.
- Yaşar Nuri ÖztürkŞiddetimizi hissettiklerinde hiç vakit geçirmeksizin oradan dört nala kaçıyorlardı.
- Yaşar Nuri ÖztürkKaçmayın, içinde servet şımarıklığına düştüğünüz yere, meskenlerinize dönün ki, hesaba çekilebilesiniz.
- Yaşar Nuri ÖztürkDediler: "Eyvah bize! Biz gerçekten zalimlermişiz."
- Yaşar Nuri ÖztürkBu davaları sürüp giderken biz onları kökten biçiverdik, sönüp silindiler.
- Yaşar Nuri ÖztürkBiz, gökleri de yeri de bunlar arasındakileri de eğlenip eğlendirelim diye yaratmadık.
- Yaşar Nuri ÖztürkEğer bir eğlence edinmek isteseydik onu kendi katımızdan edinirdik. Ama böyle yapanlar değildik/yapsaydık öyle yapardık.
- Yaşar Nuri ÖztürkHayır, biz hakkı, bâtılın üzerine fırlatırız da o, onun beynini parçalar. Bir de bakarsın o yok olup gitmiştir. Yakıştırdığınız niteliklerden ötürü yazıklar olsun size!
- Yaşar Nuri ÖztürkGöklerde ve yerde kim varsa O'na aittir. Ve O'nun katındakiler, O'na ibadet etmekten ne çekinirler ne de yorulurlar.
- Yaşar Nuri ÖztürkGece ve gündüz tespih ederler, bıkıp usanmazlar.
- Yaşar Nuri ÖztürkYoksa yerden bazı ilahlar edindiler de topraktan çıkarıp diriltme işini onlar mı yapacak?
- Yaşar Nuri ÖztürkEğer yerde-gökte Allah'tan başka tanrılar olsaydı, o ikisi de mutlaka fesada uğrardı. Arşın Rabbi o Allah, onların nitelendirmelerinden yücedir, uzaktır.
- Yaşar Nuri ÖztürkO, yaptığından hesaba çekilmez ama onlar hesaba çekilirler.
- Yaşar Nuri ÖztürkYoksa O'nun dışında bazı ilahlar mı edindiler? De ki: "Susturucu delilinizi getirin! Benimle beraber olanların da benden öncekilerin de Zikir'i budur. Ne yazık ki onların çokları hakkı bilmezler; bu yüzden de yüz çevirirler."
- Yaşar Nuri ÖztürkSenden önce hiçbir resul göndermedik ki ona şöyle vahyetmiş olmayalım: "Gerçek şu: İlah yok benden başka, artık bana kulluk/ibadet edin."
- Yaşar Nuri Öztürk"Rahman çocuk edindi" dediler. Hâşâ, bundan arınmıştır O! Onlar, lütuflandırılmış kullardır.
- Yaşar Nuri ÖztürkOnlar O'nun sözünün önüne geçmezler; onlar yalnız O'nun emriyle iş yaparlar.
- Yaşar Nuri ÖztürkO, onların önlerindekini de arkalarındakini de bilir. Onlar, O'nun hoşnutluk verdiklerinden başkasına da şefaat etmezler. Ve onlar O'nun korkusundan titrerler.
- Yaşar Nuri Öztürkİçlerinden her kim, "Ben O'nun berisinden/alt mertebesinden bir ilahım!" derse böylesini cehennemle cezalandırırız. Zalimleri işte böyle cezalandırırız biz.
- Yaşar Nuri ÖztürkO küfre sapanlar görmediler mi ki gökler ve yer bitişik idi, biz onları ayırdık. Her canlı şeyi sudan oluşturduk. Hâlâ iman etmeyecekler mi?
- Yaşar Nuri ÖztürkYerküreye, onları çalkalamasın diye bir takım dağlar diktik. Ve orada geniş geniş yollar açtık ki, doğru gidebilsinler.
- Yaşar Nuri ÖztürkGöğü, korunmuş bir tavan yaptık. Ama onlar göğün ayetlerinden hâlâ yüz çeviriyorlar.
- Yaşar Nuri ÖztürkO odur ki, geceyi, gündüzü, Güneş'i ve Ay'ı yarattı. Her biri bir yörüngede yüzmektedir.
- Yaşar Nuri ÖztürkSenden önce hiçbir insana ölümsüzlük vermedik. Şimdi sen ölürsen, onlar ölümsüz mü olacaklar?"
- Yaşar Nuri ÖztürkHer canlı, ölümü tadacaktır. Biz bir imtihan olarak sizi şer ile de hayır ile de deniyoruz. Sonunda bize döndürüleceksiniz.
- Yaşar Nuri ÖztürkO küfredenler seni gördüklerinde, seni şu şekilde alaya almaktan başka birşey yapmazlar: "İlahlarınızı diline dolayan bu mu?" Ama Rahman'ın zikrini/Kur'an'ı bizzat onlar örtüp inkâr ediyorlar.
- Yaşar Nuri Öztürkİnsan, aceleden yaratılmıştır. Ayetlerimi size göstereceğim. Benden acele istemeyin!
- Yaşar Nuri ÖztürkDiyorlar ki: "Eğer doğru sözlüler iseniz bu vaat ne zaman?"
- Yaşar Nuri ÖztürkO inkâr edenler, ne yüzlerinden ne sırtlarından azabı uzak tutamayacakları ve hiçbir yardım da göremeyecekleri zamanı bir bilselerdi!
- Yaşar Nuri ÖztürkDoğrusu şu ki, o onlara ansızın gelecek de onları şaşkınlıktan donduracak. Artık ne onu geri çevirmeye güçleri yetecek ne de yüzlerine bakılacak.
- Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun, senden önceki resullerle de alay edilmiştir. Sonunda, onlarla eğlenenleri, alay konusu yaptıkları şey kuşatıverdi.
- Yaşar Nuri ÖztürkDe ki: "Sizi gece ve gündüz Rahman'dan kim koruyabilir?" Hayır, hayır! Onlar, Rablerinin zikrinden/Kur'an'ından yüz çeviriyorlar.
- Yaşar Nuri ÖztürkYoksa onların; kendilerini bize karşı siperleyecek tanrıları mı var? Ne kendilerine yardıma güç yetirebilirler ne de bizden bir dostluğa muhatap olurlar.
- Yaşar Nuri ÖztürkGerçek şu ki, biz onları ve atalarını, ömür kendilerine uzun gelecek kadar nimetlendirdik. Hâlâ görmüyorlar mı ki, biz yerküreye geliyor, onu uçlarından eksiltiyoruz. Galip gelenler onlar mı?
- Yaşar Nuri ÖztürkDe ki: "Ben sizi ancak vahiyle uyarıyorum." Ama sağırlar, uyarıldıklarında çağrıyı işitmezler ki!
- Yaşar Nuri ÖztürkRabbinin azabından onlara bir esinti dokunsa, yemin olsun şöyle diyecekler: "Vay bizlere, biz zalimlermişiz!"
- Yaşar Nuri ÖztürkKıyamet günü için adalet terazilerini kuracağız/adaleti terazilere koyacağız. Hiç kimseye zere kadar zulüm edilmeyecek. Hardal tanesi kadar birşey olsa onu ortaya getiririz. Hesapçılar olarak biz yeteriz!
- Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun, biz, Mûsa'ya ve Hârun'a hak ile bâtılı ayıran, korunanlar için bir ışık ve öğüt olan furkanı verdik.
- Yaşar Nuri ÖztürkO korunanlar ki, hiç görmeden Rablerinden korkarlar. Kıyamet saatinden de ürperirler onlar.
- Yaşar Nuri ÖztürkBu, bereketli bir Zikir'dir ki, onu indirdik. Yoksa siz onu inkâr mı ediyorsunuz?
- Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun, İbrahim'e daha önceden, doğruyu bulma gücünü vermiştik. Onu bilmekteydik biz.
- Yaşar Nuri ÖztürkBabasına ve toplumuna şöyle demişti: "Şu başına toplanıp durduğunuz heykeller de ne?"
- Yaşar Nuri ÖztürkDediler: "Atalarımızı onlara kulluk/ibadet eder bulduk."
- Yaşar Nuri ÖztürkDedi: "Vallahi, siz de atalarınız da açık bir sapıklık içine düşmüşsünüz."
- Yaşar Nuri ÖztürkDediler: "Sen gerçeği mi getirdin yoksa oynayıp eğlenenlerden biri misin?"
- Yaşar Nuri ÖztürkDedi: "Hiç de değil! Sizin Rabbiniz, göklerin ve yerin Rabbidir ki, onları yaratmıştır. Ben de bunlara tanıklık edenlerdenim."
- Yaşar Nuri Öztürk"Allah'a yemin ederim, sırtınızı dönüp gidişinizden sonra, putlarınıza bir oyun çevireceğim."
- Yaşar Nuri ÖztürkSonunda onları parça parça etti. Yalnız en büyüklerini bıraktı ki, dönüp ona başvurabilsinler.
- Yaşar Nuri ÖztürkDediler: "Tanrılarımıza bunu yapan kesinlikle zalimlerdendir."
- Yaşar Nuri ÖztürkDediler: "Onları diline dolayan bir genç duymuştuk. Kendisine 'İbrahim' deniyor."
- Yaşar Nuri ÖztürkDediler: "Halkın gözleri önüne getirin onu ki, açıkça görebilsinler."
- Yaşar Nuri ÖztürkDediler: "Tanrılarımıza bunu sen mi yaptın, ey İbrahim?"
- Yaşar Nuri ÖztürkDedi: "Hayır, ben değil. Şu büyükleri yapmıştır onu. Hadi, sorun onlara eğer konuşabiliyorlarsa!"
- Yaşar Nuri ÖztürkBunun üzerine kendi benliklerine döndüler de şöyle dediler: "Siz, zalimlerin ta kendilerisiniz."
- Yaşar Nuri ÖztürkSonra, yine kendi kafalarına döndürüldüler: "Vallahi, sen de bilirsin ki, bunlar konuşamazlar."
- Yaşar Nuri Öztürkİbrahim dedi: "Siz, Allah'ın berisinden, size hiçbir şekilde yarar sağlamayan, zarar veremeyen şeylere mi tapıyorsunuz?"
- Yaşar Nuri Öztürk"Yazıklar olsun size ve Allah'ın berisinden taptıklarınıza! Siz hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?"
- Yaşar Nuri ÖztürkDediler: "Yakın bunu! Eğer birşey yapacak kişilerseniz, ilahlarınıza yardım edin."
- Yaşar Nuri ÖztürkBiz de şöyle dedik: "Ey ateş, İbrahim'e bir serinlik ol, bir selam ol!"
- Yaşar Nuri ÖztürkOna tuzak kurmak istediler de biz onları hüsranın en beterine uğrayanlar yaptık.
- Yaşar Nuri ÖztürkBiz onu da Lût'u da kurtarıp içinde âlemlere bereketler sakladığımız toprağa ulaştırdık.
- Yaşar Nuri ÖztürkOna İshak'ı bağışladık, ayrıca Yakub'u da hediye ettik. Hepsini hak ve barış için çalışan insanlar yaptık.
- Yaşar Nuri ÖztürkOnları, bizim buyruğumuzla yol alan önderler yaptık. Onlara iyilikler yapmayı, duayı/namazı yerine getirmeyi, zekât vermeyi vahyettik. Onlar, yalnız bize kulluk ediyorlardı.
- Yaşar Nuri ÖztürkLût'a da hükümranlık ve ilim verdik. Onu, pislikler üretip duran bir kentten kurtardık. O kent halkı yoldan çıkmış kötü bir kavimdi.
- Yaşar Nuri ÖztürkOnu rahmetimizin içine soktuk. O, hak ve barış için çalışanlardandı.
- Yaşar Nuri ÖztürkNûh'a gelince, o da daha önce bize yakarmıştı. Yakarışına cevap verdik de onu ve ailesini, o büyük sıkıntıdan kurtardık.
- Yaşar Nuri ÖztürkOna, ayetlerimizi yalanlayan topluluğa karşı yardım ettik. Kötülüğün toplumuydu onlar. Hepsini birden batırıp boğduk.
- Yaşar Nuri ÖztürkVe Dâvud ile Süleyman... Hani, halkın davarının yayıldığı ekinler hakkında hüküm veriyorlardı da biz hükümlerine tanıklar olmuştuk.
- Yaşar Nuri ÖztürkOnu Süleyman'a derhal kavrattık. Her birine hükümdarlık ve bilgi verdik. Dâvud'a dağları boyun eğdirdik. Kuşlarla beraber tespih ediyorlardı. Yapmak isteyince yapanlarız biz!
- Yaşar Nuri ÖztürkOna, sizi sizin şiddetinizden koruyacak olan zırh yapma sanatını öğrettik. Peki, siz şükrediyor musunuz?
- Yaşar Nuri ÖztürkVe Süleyman'a kasırgayı boyun eğdirdik. İçini bereketlerle doldurduğumuz toprağa doğru onun emriyle akıp giderdi. Her şeyi bilenleriz biz!
- Yaşar Nuri ÖztürkKendisi için dalgıçlık eden, daha başka iş de yapan bazı şeytanları da onun emrine verdik. Biz onları koruyup gözetiyorduk.
- Yaşar Nuri ÖztürkVe Eyyûb... Rabbine şöyle yakarmıştı: "Dert/zorluk gelip çattı bana; sen, rahmet edenlerin en merhametlisisin!"
- Yaşar Nuri ÖztürkHemen cevap verdik ona, kendisindeki derdi kaldırdık. Tarafımızdan bir rahmet ve ibadet edenler için bir hatırlatma olarak, ona ailesini ve beraberinde, benzerlerini de verdik.
- Yaşar Nuri Öztürkİsmail, İdris, Zülkifl, hepsi sabredenlerdendi.
- Yaşar Nuri ÖztürkHepsini rahmetimize soktuk. Onlar hak ve barış için çalışanlardandı.
- Yaşar Nuri ÖztürkVe Zünnûn. Hani, kızarak gitmişti de ona asla güç yetiremeyeceğimizi/ölçüyü kendisine uygulamayacağımızı sanmıştı. Sonra, karanlıkların bağrında şöyle yakardı: "Senden başka ilah yok, tespih ederim seni! Kuşkusuz, ben zalimlerden oldum."
- Yaşar Nuri ÖztürkHemen imdadına yetiştik. Gamdan kurtardık onu. İnananları işte böyle kurtarırız biz!
- Yaşar Nuri ÖztürkVe Zekeriyya. Hani, Rabbine yakarmıştı: "Rabbim, beni yapayalnız, bir başıma bırakma! Sen, Vâris olanların/mirasçıların en hayırlısısın!"
- Yaşar Nuri ÖztürkKendisine hemen cevap vermiş. Yahya'yı ona hediye etmiş, karısını kendisi için doğurmaya elverişli hale getirmiştik. Onlar, hayırlarda yarışırlar, umarak ve korkarak bize yalvarırlardı. Onlar, bize ürpererek saygı gösterirlerdi.
- Yaşar Nuri ÖztürkVe o, cinsiyet organını/ırzını titizlikle koruyan kadın. Onun bağrına ruhumuzdan üfledik de kendisini ve oğlunu âlemler için bir mucize yaptık.
- Yaşar Nuri Öztürkİşte şu sizin ümmetiniz bir tek ümmettir. Ben de Rabbinimiz. O halde bana ibadet edin.
- Yaşar Nuri Öztürkİşlerini aralarında parçaladılar. Hepsi bize dönecekler.
- Yaşar Nuri ÖztürkKim inanmış olarak hayra ve barışa yönelik işlerden bir şey yaparsa, onun gayretine nankörlük edilmez. Biz böylesi lehine kâtiplik ederiz.
- Yaşar Nuri ÖztürkHelâk ettiğimiz bir kente/medeniyete yaşamak haram edilmiştir. Onlar bir daha geri dönemezler.
- Yaşar Nuri ÖztürkYe'cûc ve Me'cûc'ün önü açıldığı zaman onlar, her tepeden akın ederler.
- Yaşar Nuri ÖztürkHak olan vaat yaklaşmıştır. İnkâr edenlerin gözleri birden donup kalmıştır. "Vay başımıza! Biz bundan gafil bulunuyorduk. Hayır, biz zalimlerdik!" derler.
- Yaşar Nuri ÖztürkSiz ve Allah'ın berisinden, kulluk/kölelik ettikleriniz, cehennem odunusunuz. Hepiniz oraya gireceksiniz.
- Yaşar Nuri ÖztürkEğer onlar ilah olsalardı, oraya girmezlerdi. Oysaki, hepsi orada uzun süre kalacaklardır.
- Yaşar Nuri ÖztürkOnlar için orada derin bir iç çekiş var. Ve onlar orada hiçbir şey işitmezler.
- Yaşar Nuri ÖztürkTarafımızdan kendilerine güzellik hazırlananlara gelince, bunlar cehennemden uzaklaştırılmışlardır.
- Yaşar Nuri ÖztürkOnun uğultusunu duymazlar. Onlar, gönüllerinin istediği şeyler içinde sürekli yaşayacaklardır.
- Yaşar Nuri ÖztürkO en büyük korku onları tasalandırmaz. Melekler onları şöyle karşılarlar: "Bu size o vaat edilen gününüzdür!"
- Yaşar Nuri ÖztürkGün olur, göğü, yazı tomarlarını dürer gibi düreriz. İlk yaratılışta başladığımız gibi onu baştan yaparız. Üzerimizde bir vaat olarak biz bunu mutlaka yapacağız.
- Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun, zikirden sonra Zebur'da şunu yazmıştık: Yeryüzüne benim iyilik ve barış seven kullarım vâris olacaktır.
- Yaşar Nuri ÖztürkKuşkusuz, bunda, ibadet eden/iş yapıp değer üreten bir topluluk için kesin bir tebliğ vardır.
- Yaşar Nuri ÖztürkVe biz seni ancak âlemlere bir merhamet/bir sevgi olman dışında bir şey için göndermedik.
- Yaşar Nuri ÖztürkDe ki: "Bana şu vahyediliyor: "Tanrınız ancak bir tek tanrıdır. Peki, siz, müslümanlar/Allah'a teslim olanlar mısınız?"
- Yaşar Nuri ÖztürkEğer yüz çevirirlerse de ki: "Hepinize aynı şekilde, aynı düzeyde açıkladım. Artık bilmiyorum, tehdit edildiğiniz şey yakın mıdır, uzak mıdır?"
- Yaşar Nuri ÖztürkKuşkusuz O, sözün açığa vurulanını da bilir; saklamakta olduklarımızı da bilir.
- Yaşar Nuri ÖztürkBilmiyorum, belki de o, sizin için bir fitnedir. Belirli bir süreye kadar bir nimetlendirmedir.
- Yaşar Nuri ÖztürkResul şöyle yakardı: "Rabbim, hak ile hükmet! Bizim Rabbimiz Rahman'dır. Sizin nitelendirmelerinize karşı yardımına başvurulandır, Müsteân'dır."