الشعراء
Şuarâ
Şairler
Yazım
Mealler
Bir Arapça kelimeye dokunun: okunuşu, yapısı ve kökü açılır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- Yaşar Nuri ÖztürkTâ, Sîn, Mîm.
- Yaşar Nuri Öztürkİşte sana gerçeği apaçık gösteren Kitap'ın ayetleri...
- Yaşar Nuri ÖztürkOnlar iman etmiyorlar diye kendini üzüntüden tüketir gibisin.
- Yaşar Nuri ÖztürkEğer istersek gökten üzerlerine bir mucize indiririz de boyunları onun önünde perişanlıkla eğilip kalır.
- Yaşar Nuri ÖztürkO Rahman'dan kendilerine söze bürünmüş yeni bir hatırlatma gelmeye dursun, ondan mutlaka yüz çevirirler.
- Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun, yalanladılar ama yakında gelecektir onlara alaya alıp durdukları şeyin haberleri.
- Yaşar Nuri ÖztürkBakmadılar mı yere, neler fışkırtmışız onda cömert ve bereketli her çiftten.
- Yaşar Nuri ÖztürkBunda elbette bir mucize var, fakat onların çoğu mümin değiller.
- Yaşar Nuri ÖztürkVe hiç kuşku yok, senin Rabbin gerçekten mutlak Azîz, mutlak Rahîm'dir.
- Yaşar Nuri ÖztürkRabbinin Mûsa'ya, "Zulüm sergileyenler topluluğuna git" diye seslenişini hatırla.
- Yaşar Nuri Öztürk"Firavun'un toplumuna git! Hâlâ sakınmayacaklar mı?"
- Yaşar Nuri ÖztürkDemişti ki Mûsa: "Rabbim, doğrusu ben, beni yalanlamalarından korkuyorum."
- Yaşar Nuri Öztürk"Göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor. Görev emrini Hârun'a gönder."
- Yaşar Nuri Öztürk"Hem, benim üzerimde onlar aleyhine işlenmiş bir suç var; bu yüzden beni öldürmelerinden korkuyorum."
- Yaşar Nuri Öztürk"Hayır, olmaz!" dediler. "Ayetlerimizi götürün. Biz sizinleyiz, herşeyi dinlemekteyiz."
- Yaşar Nuri Öztürk"Hemen Firavun'a gidin, şöyle deyin: 'Âlemlerin Rabbi'nin resulleriyiz biz."
- Yaşar Nuri Öztürk"İsrailoğullarını bizimle birlikte gönder."
- Yaşar Nuri ÖztürkFiravun dedi: "Biz seni aramızda, bir çocuk olarak koruyup beslemedik mi? Ömrünün nice yıllarını aramızda geçirdin."
- Yaşar Nuri Öztürk"Ve sonunda o yaptığını da yaptın. Nankörlerden birisin sen."
- Yaşar Nuri ÖztürkMûsa dedi: "Onu yaptığım zaman şaşkınlardandım."
- Yaşar Nuri Öztürk"Sizden korkunca aranızdan kaçtım. Daha sonra Rabbim bana hükmetme gücü bağışladı ve beni peygamberlerden biri yaptı."
- Yaşar Nuri Öztürk"O başıma kaktığın nimet, İsrailoğullarını köle yapmana karşılıktı."
- Yaşar Nuri ÖztürkFiravun dedi: "Peki, âlemlerin Rabbi kim?"
- Yaşar Nuri ÖztürkDedi: "Göklerin, yerin ve bunlar arasındakilerin Rabbi. Eğer iyice anlayıp inanıyorsanız."
- Yaşar Nuri ÖztürkFiravun, çevresindekilere dedi: "Duyuyor musunuz?"
- Yaşar Nuri ÖztürkMûsa dedi: "O hem sizin Rabbinizdir hem de önceki atalarınızın Rabbidir."
- Yaşar Nuri ÖztürkFiravun dedi: "Şu size gönderilmiş bulunan resulünüz gerçekten tam bir deli."
- Yaşar Nuri ÖztürkMûsa dedi: "Eğer aklınızı işletirseniz O, doğunun, batının ve bunlar arasındakilerin de Rabbidir."
- Yaşar Nuri ÖztürkDedi: "Benden başka ilah edinirsen, yemin olsun seni zındanlıklar arasına atarım."
- Yaşar Nuri ÖztürkMûsa dedi: "Ya sana gerçeği gösteren birşey getirmişsem!"
- Yaşar Nuri ÖztürkDedi: "Hadi getir onu ortaya, eğer doğru sözlülerden isen!"
- Yaşar Nuri ÖztürkO da asasını attı. Bir de ne görsünler, asa korkunç bir ejderha oluvermiş.
- Yaşar Nuri ÖztürkElini çıkardı, o da anında seyredenler önünde bembeyaz kesildi.
- Yaşar Nuri ÖztürkFiravun, çevresindeki kodamanlar konseyine şöyle dedi: "Bu adam gerçekten bilgin bir büyücü;
- Yaşar Nuri ÖztürkBüyüsüyle sizi toprağınızdan çıkarmak istiyor. Ne diyorsunuz?"
- Yaşar Nuri ÖztürkDediler: "Onu kardeşiyle birlikte alıkoy ve kentlere toplayıcılar gönder,
- Yaşar Nuri ÖztürkKi, tüm bilgili büyücüleri huzuruna getirsinler."
- Yaşar Nuri ÖztürkNihayet büyücüler belirlenen bir günün, belirlenen bir vaktinde bir araya getirildi.
- Yaşar Nuri ÖztürkHalka da: "Siz de toplanır mısınız?" denildi.
- Yaşar Nuri Öztürk"Sanıyoruz ki, büyücülere uyacağız, eğer galip gelirlerse."
- Yaşar Nuri ÖztürkBüyücüler geldiklerinde, Firavun'a dediler ki: "Eğer biz galip gelirsek bize gerçekten ödül var, değil mi?"
- Yaşar Nuri Öztürk"Evet, dedi, siz o zaman benim yakınlarımdan olacaksınız."
- Yaşar Nuri ÖztürkMûsa onlara dedi ki: "Atacağınız şeyi atın!"
- Yaşar Nuri ÖztürkBunun üzerine onlar, iplerini ve değneklerini ortaya attılar ve dediler: "Firavun'un onur ve yüceliği aşkına biz, evet biz galip geleceğiz."
- Yaşar Nuri ÖztürkMûsa da asasını attı. Bir de ne görsünler, o onların hüner olarak ortaya getirdikleri şeyleri yalayıp yutuyor.
- Yaşar Nuri ÖztürkBunun üzerine büyücüler, secdelere kapandılar.
- Yaşar Nuri ÖztürkDediler: "İnandık âlemlerin Rabbi'ne."
- Yaşar Nuri Öztürk"Mûsa'nın ve Hârun'un Rabbine."
- Yaşar Nuri ÖztürkFiravun haykırdı: "Ben size izin vermeden ona inandınız ha! Anlaşıldı, o sizin hepinize sihirbazlığı öğreten büyüğünüz. Yakında bileceksiniz. Yemin olsun, ellerinizi, ayaklarınızı çaprazlamasına keseceğim ve yemin olsun sizi toptan asacağım."
- Yaşar Nuri ÖztürkDediler: "Zararı yok, biz nasıl olsa Rabbimize döneceğiz,
- Yaşar Nuri ÖztürkÜmidimiz odur ki, Rabbimiz hatalarımızı bağışlar çünkü biz ilk inananlar olduk."
- Yaşar Nuri ÖztürkMûsa'ya şunu vahyettik: Kullarımı geceleyin yola çıkar. Mutlaka peşinize takılacaklar.
- Yaşar Nuri ÖztürkBunun üzerine Firavun, kentlere toplayıcılar gönderdi:
- Yaşar Nuri Öztürk"Kuşkusuz bunlar, küçücük bir topluluktur."
- Yaşar Nuri Öztürk"Fakat bize gerçekten öfke püskürüyolar."
- Yaşar Nuri Öztürk"Biz ise dikkatli davranan koca bir kitleyiz."
- Yaşar Nuri ÖztürkBunun üzerine biz onları bahçelerinden, pınarlarından çıkardık.
- Yaşar Nuri ÖztürkHazinelerinden, mutlu-kutlu yerlerinden ettik.
- Yaşar Nuri ÖztürkBöylece oralara İsrailoğullarını vâris kıldık.
- Yaşar Nuri ÖztürkFiravun ve adamları, gün doğarken onları izlemeye başladılar.
- Yaşar Nuri Öztürkİki topluluk birbirini görecek hale gelince, Mûsa'nın adamları seslendi: "İşte şimdi yakalandık!"
- Yaşar Nuri ÖztürkMûsa dedi: "Hayır, asla! Rabbim benimledir, bana kılavuzluk edecektir."
- Yaşar Nuri ÖztürkBunun üzerine Mûsa'ya, "Asanla denize vur!" diye vahyettik. Deniz hemen yarıldı, her dalga kümesi kocaman bir dağ gibi oldu.
- Yaşar Nuri ÖztürkÖtekileri de oraya yaklaştırdık.
- Yaşar Nuri ÖztürkMûsa'yı ve beraberindekileri toptan kurtardık.
- Yaşar Nuri ÖztürkSonra ötekileri boğduk.
- Yaşar Nuri ÖztürkBunda elbette bir ibret vardır ama onların çoğu inanmış kimseler değildi.
- Yaşar Nuri ÖztürkVe şüphesiz, senin Rabbindir O mutlak Azîz, mutlak Rahîm.
- Yaşar Nuri Öztürkİbrahim'in haberini de oku onlara.
- Yaşar Nuri ÖztürkHani babasına ve toplumuna şöyle demişti: "Siz neye ibadet ediyorsunuz?"
- Yaşar Nuri ÖztürkDediler: "Birtakım putlara tapıyoruz. Onların önünde toplanıp tapınmaya devam edeceğiz."
- Yaşar Nuri ÖztürkDedi: "Yalvarıp yakardığınızda sizi duyuyorlar mı?"
- Yaşar Nuri Öztürk"Size yarar sağlıyor yahut zarar veriyorlar mı?"
- Yaşar Nuri ÖztürkDediler: "Hayır! Ancak atalarımızı böyle yapar halde bulduk."
- Yaşar Nuri ÖztürkDedi: "Gördünüz mü neye ibadet ediyormuşsunuz!"
- Yaşar Nuri Öztürk"Siz ve o eski atalarınız!"
- Yaşar Nuri Öztürk"Şüphesiz onlar benim düşmanım. Ama âlemlerin Rabbi dostum."
- Yaşar Nuri Öztürk"O yarattı beni, O yol gösteriyor bana."
- Yaşar Nuri Öztürk"O'dur beni doyuran, suvaran."
- Yaşar Nuri Öztürk"Hastalandığımda O'dur bana şifa ulaştıran."
- Yaşar Nuri Öztürk"Beni öldürecek, sonra diriltecek O'dur."
- Yaşar Nuri Öztürk"Din gününde hatalarımı affetmesini umup durduğum da O'dur."
- Yaşar Nuri Öztürk"Rabbim, bana hükmetme gücü/hikmet bağışla, beni hak ve barış seven iyiler arasına kat!"
- Yaşar Nuri Öztürk"Sonradan gelecekler arasında benimle ilgili doğru/isabetli bir dil oluştur."
- Yaşar Nuri Öztürk"Beni, nimetlerle dolu cennetin mirasçılarından kıl."
- Yaşar Nuri Öztürk"Babamı da affet. Çünkü o, sapmışlardandır."
- Yaşar Nuri Öztürk"Herkesin diriltileceği gün beni utandırma."
- Yaşar Nuri Öztürk"Bir gündür ki o, ne mal fayda verir ne oğullar."
- Yaşar Nuri Öztürk"Yalnız temiz bir kalple Allah'a varan kurtulur."
- Yaşar Nuri ÖztürkCennet takva sahiplerine yaklaştırılır.
- Yaşar Nuri ÖztürkCehennem de şımarıp azanların karşısına getirilir.
- Yaşar Nuri ÖztürkDenir ki onlara: "O ibadet ettikleriniz nerede?"
- Yaşar Nuri Öztürk"Allah'ın dışındakiler, size yardım ediyorlar mı? Peki, kendilerine yardımları dokunuyor mu?"
- Yaşar Nuri ÖztürkArdından onlar ve öteki azgınlar cehennemin içine tıkılmıştır.
- Yaşar Nuri Öztürkİblis orduları toplu haldedir.
- Yaşar Nuri ÖztürkOnun içinde birbiriyle çekişirlerken şöyle derler:
- Yaşar Nuri Öztürk"Vallahi, biz açık bir sapıklığın ta içindeymişiz."
- Yaşar Nuri Öztürk"Çünkü sizi âlemlerin Rabbi'yle aynı düzeyde tutuyorduk."
- Yaşar Nuri Öztürk"Bizi saptıran, o suçlulardan başkası değildi."
- Yaşar Nuri Öztürk"Artık ne şefaatçilerimiz var,
- Yaşar Nuri ÖztürkNe sıcak-samimi bir dostumuz."
- Yaşar Nuri Öztürk"Keşke bir dönüşümüz daha olsaydı da müminlerden olabilseydik."
- Yaşar Nuri ÖztürkKuşkusuz, bütün bunlarda mutlaka bir ibret vardır. Ama onların çoğu müminler değil.
- Yaşar Nuri ÖztürkVe kuşkusuz senin Rabbindir o mutlak Azîz, mutlak Rahîm.
- Yaşar Nuri ÖztürkNûh kavmi de hak elçileri yalanladı.
- Yaşar Nuri ÖztürkKardeşleri Nûh onlara şöyle demişti: "Siz hiç sakınmıyor musunuz/"
- Yaşar Nuri Öztürk"Ben sizin için gelmiş, güvenilir bir resulüm."
- Yaşar Nuri Öztürk"Artık Allah'tan sakının da bana itaat edin."
- Yaşar Nuri Öztürk"Ben bunun için sizden bir ücret istemiyorum. Benim ödülüm sadece âlemlerin Rabbi'ndedir.
- Yaşar Nuri Öztürk"Artık Allah'tan sakının da bana itaat edin."
- Yaşar Nuri ÖztürkDediler: "Biz sana inanır mıyız? Seni, o bayağı zavallılar izliyor."
- Yaşar Nuri ÖztürkNûh dedi: "Onların yaptıklarına ilişkin bir ilmim yok."
- Yaşar Nuri Öztürk"Onların hesabı Rabbimden başkasına ait değildir. Bir düşünebilseniz!"
- Yaşar Nuri Öztürk"Ben iman etmiş insanları kovamam."
- Yaşar Nuri Öztürk"Ben sadece açık bir biçimde uyarmaktayım."
- Yaşar Nuri ÖztürkDediler: "Ey Nûh! Eğer bu işe son vermezsen, vallahi taşlananlardan olacaksın."
- Yaşar Nuri ÖztürkNûh şöyle yakardı: "Rabbim, toplumum beni yalanladı."
- Yaşar Nuri Öztürk"Artık benimle onlar arasını iyice aç; beni ve beraberimdeki müminleri kurtar."
- Yaşar Nuri ÖztürkBunun üzerine biz, onu da beraberindekileri de o yüklü gemide kurtardık.
- Yaşar Nuri ÖztürkSonra dışta kalanları boğduk.
- Yaşar Nuri ÖztürkBunda elbette bir ibret var. Ama onların çoğu müminler değildi
- Yaşar Nuri ÖztürkKuşkusuz, senin Rabbindir o mutlak Azîz, mutlak Rahîm.
- Yaşar Nuri ÖztürkÂd da peygamberleri yalanladı.
- Yaşar Nuri ÖztürkKardeşleri Hûd onlara: "Siz hiç sakınmıyor musunuz?" demişti.
- Yaşar Nuri Öztürk"Ben sizin için, güvenilir bir resulüm."
- Yaşar Nuri Öztürk"Artık Allah'tan sakının da bana itaat edin."
- Yaşar Nuri Öztürk"Ben sizden bu iş için bir ücret istemiyorum. Benim ödülüm âlemlerin Rabbi'ndendir."
- Yaşar Nuri Öztürk"Her yüksek tepeye/yola şaşılacak bir bina kurarak/bir işaret dikerek mi eğleniyorsunuz!"
- Yaşar Nuri Öztürk"Sanayi üreten yerler edinerek sonsuzlaşmak ümidine mi düşüyorsunuz?"
- Yaşar Nuri Öztürk"Yakaladığınız vakit zorbaca yakalıyorsunuz?"
- Yaşar Nuri Öztürk"Artık Allah'tan sakının da bana itaat edin."
- Yaşar Nuri Öztürk"O bildiğiniz nimetleri önünüze yayandan korkun."
- Yaşar Nuri Öztürk"Size bir yığın nimet lütfetti: Davarlar, oğullar,
- Yaşar Nuri ÖztürkBahçeler, pınarlar."
- Yaşar Nuri Öztürk"Büyük bir günün azabı üstünüzedir diye korkuyorum."
- Yaşar Nuri ÖztürkDediler: "Sen ha öğüt vermişsin ha öğüt verenlerden olmamışsın. Bizim için fark etmez."
- Yaşar Nuri Öztürk"Bu, öncekilerin uydurmalarından başka şey değil."
- Yaşar Nuri Öztürk"Biz azaba uğratılacak değiliz."
- Yaşar Nuri ÖztürkOnu bu şekilde yalanladılar, biz de onları helâk ettik. Bunda elbette bir ibret var. Ama onların çoğu müminlerden değildi.
- Yaşar Nuri ÖztürkKuşkusuz, senin Rabbin mutlak Azîz, mutlak Rahîm'dir.
- Yaşar Nuri ÖztürkSemûd da peygamlerleri yalanladı.
- Yaşar Nuri ÖztürkKardeşleri Sâlih onlara demişti ki: "Siz hiç sakınmıyor musunuz?"
- Yaşar Nuri Öztürk"Ben sizin için emin bir resulüm."
- Yaşar Nuri Öztürk"Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin."
- Yaşar Nuri Öztürk"Ben bu iş için sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim yalnız âlemlerin Rabbi'ndendir."
- Yaşar Nuri Öztürk"Siz burada güven içinde bırakılacak mısınız?"
- Yaşar Nuri Öztürk"Bahçelerde, pınarlarda."
- Yaşar Nuri Öztürk"Ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar içinde."
- Yaşar Nuri Öztürk"Keyif içinde, dağlardan evler yontuyorsunuz."
- Yaşar Nuri Öztürk"Artık Allah'tan sakının da bana itaat edin."
- Yaşar Nuri Öztürk"Savurganlık edenlerin/haddi aşanların buyruğuna uymayın."
- Yaşar Nuri Öztürk"Onlar yeryüzünde bozgun çıkarırlar, barış için çalışmazlar."
- Yaşar Nuri ÖztürkDediler: "Sen, adamakıllı büyülenmişsin."
- Yaşar Nuri Öztürk"Sen de bizim gibi bir insansın. Eğer doğru sözlülerden isen, hadi bir mucize getir."
- Yaşar Nuri ÖztürkDedi: "Şu bir dişi devedir. Onun su içme hakkı var. Belli bir günde su içme hakkı da sizin."
- Yaşar Nuri Öztürk"Ona kötülükle ilişmeyin. Yoksa büyük bir günün azabı sizi yakalar."
- Yaşar Nuri ÖztürkOnu yere yatırıp kestiler. Sonra da pişman oldular.
- Yaşar Nuri ÖztürkSonunda azap onları yakaladı. Bunda elbette bir ibret var. Ama onların çoğu inanan kişiler değildi.
- Yaşar Nuri ÖztürkVe senin Rabbin mutlak Azîz, mutlak Rahîm'dir.
- Yaşar Nuri ÖztürkLût kavmi de hak elçilerini yalanladı.
- Yaşar Nuri ÖztürkKardeşler Lût onlara şöyle demişti: "Hâlâ sakınmıyor musunuz?"
- Yaşar Nuri Öztürk"Ben size gelen emin bir elçiyim."
- Yaşar Nuri Öztürk"Artık Allah'tan sakının da bana itaat edin."
- Yaşar Nuri Öztürk"Ben bu iş için sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim yalnız âlemlerin Rabbi'ndendir."
- Yaşar Nuri Öztürk"Âlemlerin içinden erkeklere gidiyor da,
- Yaşar Nuri ÖztürkRabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyor musunuz? Doğrusu siz haddi aşmış bir kavimsiniz."
- Yaşar Nuri ÖztürkDediler: "Eğer bu tavrını sona erdirmezsen, ey Lût, yemin olsun bu topraktan sürülenlerden olacaksın."
- Yaşar Nuri ÖztürkLût dedi: "Ben sizin şu yaptığınıza öfkelenenlerdenim."
- Yaşar Nuri Öztürk"Rabbim, beni ve ailemi bunların yaptıklarından koru."
- Yaşar Nuri ÖztürkBunun üzerine biz onu ve ailesini toplu halde kurtardık.
- Yaşar Nuri ÖztürkAncak geridekiler arasında bir kocakarı kaldı.
- Yaşar Nuri ÖztürkSonra ötekileri mahvedip batırdık.
- Yaşar Nuri ÖztürkÜzerlerine bir de yağmur yağdırdık. Ne de kötüymüş uyarılanların yağmuru!
- Yaşar Nuri ÖztürkElbette bunda bir ayet var ama onların çoğu müminler değildi.
- Yaşar Nuri ÖztürkVe senin Rabbin mutlak Azîz, mutlak Rahîm...
- Yaşar Nuri ÖztürkEyke halkı da elçileri yalanladı.
- Yaşar Nuri ÖztürkŞuayb onlara demişti ki: "Hâlâ sakınmıyor musunuz?"
- Yaşar Nuri Öztürk"Kuşkusuz, ben sizin için güvenilir bir resulüm."
- Yaşar Nuri Öztürk"Artık Allah'tan sakının da bana itaat edin."
- Yaşar Nuri Öztürk"Ben bu iş için sizden herhangi bir ödül de istemiyorum; benim ödülüm âlemlerin Rabbi'nden başkasında değil."
- Yaşar Nuri Öztürk"Ölçüyü tam yapın; şunun-bunun hakkını çarpanlardan olmayın;
- Yaşar Nuri Öztürk"Doğru-düzgün terazi ile tartın."
- Yaşar Nuri Öztürk"Halkın eşyasını, değerlerini düşürerek almayın. Yeryüzünde, bozguncular olarak fesat çıkarmayın!"
- Yaşar Nuri Öztürk"Sizi ve önceki nesilleri yaratandan sakının!"
- Yaşar Nuri ÖztürkDediler: "Sen fena halde büyülenmişsin."
- Yaşar Nuri Öztürk"Sen bizim gibi bir insandan başka şey değilsin. Biz senin yalancılardan olduğunu düşünüyoruz."
- Yaşar Nuri Öztürk"Eğer doğru sözlülerdensen, hadi üzerimize gökten parçalar düşür!"
- Yaşar Nuri ÖztürkŞuayb dedi: "Yapmakta olduğunuzu Rabbim daha iyi bilir."
- Yaşar Nuri ÖztürkOnu yalanladılar; bunun üzerine o gölgelik gününün azabı onları yakalayıverdi. O, gerçekten büyük bir günün azabıydı.
- Yaşar Nuri ÖztürkBunda elbette bir ibret var ama onların çoğu inanan kişiler değildi.
- Yaşar Nuri ÖztürkVe senin Rabbin mutlak Azîz, mutlak Rahîm'dir.
- Yaşar Nuri ÖztürkKesin olan şu ki, o âlemlerin Rabbi'nden indirilmiştir.
- Yaşar Nuri ÖztürkO güvenilir Rûh indirdi onu,
- Yaşar Nuri ÖztürkSenin kalbine ki, uyarıcılardan olasın.
- Yaşar Nuri ÖztürkAçık-seçik Arapça bir dille indirdi.
- Yaşar Nuri ÖztürkO, elbette ki öncekilerin kitaplarında da var.
- Yaşar Nuri ÖztürkBeniisrail bilginlerinin de onu bilmesi bunlar için bir belirti/kanıt değil mi?
- Yaşar Nuri ÖztürkBiz onu Arapça konuşmayanlardan birine indirseydik de,
- Yaşar Nuri ÖztürkO onu onlara okusaydı, yine de ona inanmayacaklardı.
- Yaşar Nuri ÖztürkBiz onu suçluların kalplerine işte böyle yolladık.
- Yaşar Nuri ÖztürkAcıklı azabı görünceye değin ona inanmazlar.
- Yaşar Nuri ÖztürkO azap onlara ansızın gelecek, farkında bile olmayacaklar.
- Yaşar Nuri ÖztürkO zaman şöyle derler: "Acaba bize süre verilir mi?"
- Yaşar Nuri ÖztürkBizim azabımızı acele mi istiyorlar?
- Yaşar Nuri ÖztürkGörmedin mi ki, biz onları yıllarca nimetlendirsek de,
- Yaşar Nuri ÖztürkSonra, tehdit edildikleri şey kendilerine ulaşsa,
- Yaşar Nuri ÖztürkO yararlandıkları nimetler onların hiçbir işine yaramaz.
- Yaşar Nuri ÖztürkBiz, uyarıcıları olmayan hiçbir kenti/uygarlığı helâk etmemişizdir.
- Yaşar Nuri ÖztürkUyarı/hatırlatma olacak! Biz zalimler değiliz.
- Yaşar Nuri ÖztürkOnu şeytanlar indirmedi.
- Yaşar Nuri ÖztürkOnlara yaraşmaz, zaten güçleri de yetmez.
- Yaşar Nuri ÖztürkÇünkü onlar, dinleyişten azledilmişlerdir.
- Yaşar Nuri ÖztürkO halde, Allah'ın yanında bir başka ilaha daha yalvarma/davet etme. Yoksa azaba uğratılanlardan olursun.
- Yaşar Nuri ÖztürkEn yakın akraba ve hısımlarını uyar.
- Yaşar Nuri ÖztürkMüminlerin sana uyanlarına kanadını indir.
- Yaşar Nuri ÖztürkEğer sana isyan ederlerse şöyle de: "Ben, sizin yapmakta olduklarınızdan uzağım."
- Yaşar Nuri ÖztürkO Azîz, o Rahîm olana güvenip dayan.
- Yaşar Nuri ÖztürkO ki görüyor seni kıyam ettiğin zaman.
- Yaşar Nuri ÖztürkGörüyor nasıldır secde edenler içinde dolaşman.
- Yaşar Nuri ÖztürkKuşkusuz, O'dur iyice bilen, iyice duyan.
- Yaşar Nuri ÖztürkHaber vereyim mi size şeytanların kime iner olduğundan?
- Yaşar Nuri ÖztürkHer bir dönek/iftiracı günahkâr üzerine iner onlar.
- Yaşar Nuri ÖztürkKulak kabartırlar ama çoğu yalancılardır onların.
- Yaşar Nuri ÖztürkŞairlere gelince, onlara da çapkınlar-sapkınlar uyar.
- Yaşar Nuri ÖztürkGörmez misin onları ki, her vadide tutkun-şaşkın dolaşırlar.
- Yaşar Nuri ÖztürkVe onlar, yapmayacakları şeyleri söyleyip dururlar.
- Yaşar Nuri Öztürkİman edip barışa/hayra yönelik işler yapanlar, Allah'ı çok ananlar ve zulme uğratıldıktan sonra başarıya ulaşanlar böyle değillerdir. Zulmedenler, hangi devrime uğrayıp baş aşağı döneceklerini yakında bilecekler.