الشعراء

Şuarâ

Şairler

26. sûre · Mekkî · 227 âyet · İniş sırası: 47

Yazım
Mealler

Bir Arapça kelimeye dokunun: okunuşu, yapısı ve kökü açılır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
  1. Yaşar Nuri ÖztürkTâ, Sîn, Mîm.
  1. Yaşar Nuri Öztürkİşte sana gerçeği apaçık gösteren Kitap'ın ayetleri...
  1. Yaşar Nuri ÖztürkOnlar iman etmiyorlar diye kendini üzüntüden tüketir gibisin.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkEğer istersek gökten üzerlerine bir mucize indiririz de boyunları onun önünde perişanlıkla eğilip kalır.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkO Rahman'dan kendilerine söze bürünmüş yeni bir hatırlatma gelmeye dursun, ondan mutlaka yüz çevirirler.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun, yalanladılar ama yakında gelecektir onlara alaya alıp durdukları şeyin haberleri.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBakmadılar mı yere, neler fışkırtmışız onda cömert ve bereketli her çiftten.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBunda elbette bir mucize var, fakat onların çoğu mümin değiller.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkVe hiç kuşku yok, senin Rabbin gerçekten mutlak Azîz, mutlak Rahîm'dir.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkRabbinin Mûsa'ya, "Zulüm sergileyenler topluluğuna git" diye seslenişini hatırla.
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Firavun'un toplumuna git! Hâlâ sakınmayacaklar mı?"
  1. Yaşar Nuri ÖztürkDemişti ki Mûsa: "Rabbim, doğrusu ben, beni yalanlamalarından korkuyorum."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor. Görev emrini Hârun'a gönder."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Hem, benim üzerimde onlar aleyhine işlenmiş bir suç var; bu yüzden beni öldürmelerinden korkuyorum."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Hayır, olmaz!" dediler. "Ayetlerimizi götürün. Biz sizinleyiz, herşeyi dinlemekteyiz."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Hemen Firavun'a gidin, şöyle deyin: 'Âlemlerin Rabbi'nin resulleriyiz biz."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"İsrailoğullarını bizimle birlikte gönder."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkFiravun dedi: "Biz seni aramızda, bir çocuk olarak koruyup beslemedik mi? Ömrünün nice yıllarını aramızda geçirdin."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Ve sonunda o yaptığını da yaptın. Nankörlerden birisin sen."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkMûsa dedi: "Onu yaptığım zaman şaşkınlardandım."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Sizden korkunca aranızdan kaçtım. Daha sonra Rabbim bana hükmetme gücü bağışladı ve beni peygamberlerden biri yaptı."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"O başıma kaktığın nimet, İsrailoğullarını köle yapmana karşılıktı."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkFiravun dedi: "Peki, âlemlerin Rabbi kim?"
  1. Yaşar Nuri ÖztürkDedi: "Göklerin, yerin ve bunlar arasındakilerin Rabbi. Eğer iyice anlayıp inanıyorsanız."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkFiravun, çevresindekilere dedi: "Duyuyor musunuz?"
  1. Yaşar Nuri ÖztürkMûsa dedi: "O hem sizin Rabbinizdir hem de önceki atalarınızın Rabbidir."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkFiravun dedi: "Şu size gönderilmiş bulunan resulünüz gerçekten tam bir deli."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkMûsa dedi: "Eğer aklınızı işletirseniz O, doğunun, batının ve bunlar arasındakilerin de Rabbidir."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkDedi: "Benden başka ilah edinirsen, yemin olsun seni zındanlıklar arasına atarım."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkMûsa dedi: "Ya sana gerçeği gösteren birşey getirmişsem!"
  1. Yaşar Nuri ÖztürkDedi: "Hadi getir onu ortaya, eğer doğru sözlülerden isen!"
  1. Yaşar Nuri ÖztürkO da asasını attı. Bir de ne görsünler, asa korkunç bir ejderha oluvermiş.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkElini çıkardı, o da anında seyredenler önünde bembeyaz kesildi.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkFiravun, çevresindeki kodamanlar konseyine şöyle dedi: "Bu adam gerçekten bilgin bir büyücü;
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBüyüsüyle sizi toprağınızdan çıkarmak istiyor. Ne diyorsunuz?"
  1. Yaşar Nuri ÖztürkDediler: "Onu kardeşiyle birlikte alıkoy ve kentlere toplayıcılar gönder,
  1. Yaşar Nuri ÖztürkKi, tüm bilgili büyücüleri huzuruna getirsinler."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkNihayet büyücüler belirlenen bir günün, belirlenen bir vaktinde bir araya getirildi.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkHalka da: "Siz de toplanır mısınız?" denildi.
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Sanıyoruz ki, büyücülere uyacağız, eğer galip gelirlerse."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBüyücüler geldiklerinde, Firavun'a dediler ki: "Eğer biz galip gelirsek bize gerçekten ödül var, değil mi?"
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Evet, dedi, siz o zaman benim yakınlarımdan olacaksınız."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkMûsa onlara dedi ki: "Atacağınız şeyi atın!"
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBunun üzerine onlar, iplerini ve değneklerini ortaya attılar ve dediler: "Firavun'un onur ve yüceliği aşkına biz, evet biz galip geleceğiz."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkMûsa da asasını attı. Bir de ne görsünler, o onların hüner olarak ortaya getirdikleri şeyleri yalayıp yutuyor.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBunun üzerine büyücüler, secdelere kapandılar.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkDediler: "İnandık âlemlerin Rabbi'ne."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Mûsa'nın ve Hârun'un Rabbine."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkFiravun haykırdı: "Ben size izin vermeden ona inandınız ha! Anlaşıldı, o sizin hepinize sihirbazlığı öğreten büyüğünüz. Yakında bileceksiniz. Yemin olsun, ellerinizi, ayaklarınızı çaprazlamasına keseceğim ve yemin olsun sizi toptan asacağım."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkDediler: "Zararı yok, biz nasıl olsa Rabbimize döneceğiz,
  1. Yaşar Nuri ÖztürkÜmidimiz odur ki, Rabbimiz hatalarımızı bağışlar çünkü biz ilk inananlar olduk."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkMûsa'ya şunu vahyettik: Kullarımı geceleyin yola çıkar. Mutlaka peşinize takılacaklar.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBunun üzerine Firavun, kentlere toplayıcılar gönderdi:
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Kuşkusuz bunlar, küçücük bir topluluktur."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Fakat bize gerçekten öfke püskürüyolar."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Biz ise dikkatli davranan koca bir kitleyiz."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBunun üzerine biz onları bahçelerinden, pınarlarından çıkardık.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkHazinelerinden, mutlu-kutlu yerlerinden ettik.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBöylece oralara İsrailoğullarını vâris kıldık.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkFiravun ve adamları, gün doğarken onları izlemeye başladılar.
  1. Yaşar Nuri Öztürkİki topluluk birbirini görecek hale gelince, Mûsa'nın adamları seslendi: "İşte şimdi yakalandık!"
  1. Yaşar Nuri ÖztürkMûsa dedi: "Hayır, asla! Rabbim benimledir, bana kılavuzluk edecektir."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBunun üzerine Mûsa'ya, "Asanla denize vur!" diye vahyettik. Deniz hemen yarıldı, her dalga kümesi kocaman bir dağ gibi oldu.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkÖtekileri de oraya yaklaştırdık.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkMûsa'yı ve beraberindekileri toptan kurtardık.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkSonra ötekileri boğduk.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBunda elbette bir ibret vardır ama onların çoğu inanmış kimseler değildi.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkVe şüphesiz, senin Rabbindir O mutlak Azîz, mutlak Rahîm.
  1. Yaşar Nuri Öztürkİbrahim'in haberini de oku onlara.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkHani babasına ve toplumuna şöyle demişti: "Siz neye ibadet ediyorsunuz?"
  1. Yaşar Nuri ÖztürkDediler: "Birtakım putlara tapıyoruz. Onların önünde toplanıp tapınmaya devam edeceğiz."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkDedi: "Yalvarıp yakardığınızda sizi duyuyorlar mı?"
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Size yarar sağlıyor yahut zarar veriyorlar mı?"
  1. Yaşar Nuri ÖztürkDediler: "Hayır! Ancak atalarımızı böyle yapar halde bulduk."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkDedi: "Gördünüz mü neye ibadet ediyormuşsunuz!"
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Siz ve o eski atalarınız!"
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Şüphesiz onlar benim düşmanım. Ama âlemlerin Rabbi dostum."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"O yarattı beni, O yol gösteriyor bana."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"O'dur beni doyuran, suvaran."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Hastalandığımda O'dur bana şifa ulaştıran."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Beni öldürecek, sonra diriltecek O'dur."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Din gününde hatalarımı affetmesini umup durduğum da O'dur."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Rabbim, bana hükmetme gücü/hikmet bağışla, beni hak ve barış seven iyiler arasına kat!"
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Sonradan gelecekler arasında benimle ilgili doğru/isabetli bir dil oluştur."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Beni, nimetlerle dolu cennetin mirasçılarından kıl."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Babamı da affet. Çünkü o, sapmışlardandır."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Herkesin diriltileceği gün beni utandırma."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Bir gündür ki o, ne mal fayda verir ne oğullar."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Yalnız temiz bir kalple Allah'a varan kurtulur."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkCennet takva sahiplerine yaklaştırılır.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkCehennem de şımarıp azanların karşısına getirilir.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkDenir ki onlara: "O ibadet ettikleriniz nerede?"
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Allah'ın dışındakiler, size yardım ediyorlar mı? Peki, kendilerine yardımları dokunuyor mu?"
  1. Yaşar Nuri ÖztürkArdından onlar ve öteki azgınlar cehennemin içine tıkılmıştır.
  1. Yaşar Nuri Öztürkİblis orduları toplu haldedir.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkOnun içinde birbiriyle çekişirlerken şöyle derler:
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Vallahi, biz açık bir sapıklığın ta içindeymişiz."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Çünkü sizi âlemlerin Rabbi'yle aynı düzeyde tutuyorduk."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Bizi saptıran, o suçlulardan başkası değildi."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Artık ne şefaatçilerimiz var,
  1. Yaşar Nuri ÖztürkNe sıcak-samimi bir dostumuz."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Keşke bir dönüşümüz daha olsaydı da müminlerden olabilseydik."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkKuşkusuz, bütün bunlarda mutlaka bir ibret vardır. Ama onların çoğu müminler değil.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkVe kuşkusuz senin Rabbindir o mutlak Azîz, mutlak Rahîm.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkNûh kavmi de hak elçileri yalanladı.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkKardeşleri Nûh onlara şöyle demişti: "Siz hiç sakınmıyor musunuz/"
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Ben sizin için gelmiş, güvenilir bir resulüm."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Artık Allah'tan sakının da bana itaat edin."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Ben bunun için sizden bir ücret istemiyorum. Benim ödülüm sadece âlemlerin Rabbi'ndedir.
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Artık Allah'tan sakının da bana itaat edin."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkDediler: "Biz sana inanır mıyız? Seni, o bayağı zavallılar izliyor."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkNûh dedi: "Onların yaptıklarına ilişkin bir ilmim yok."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Onların hesabı Rabbimden başkasına ait değildir. Bir düşünebilseniz!"
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Ben iman etmiş insanları kovamam."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Ben sadece açık bir biçimde uyarmaktayım."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkDediler: "Ey Nûh! Eğer bu işe son vermezsen, vallahi taşlananlardan olacaksın."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkNûh şöyle yakardı: "Rabbim, toplumum beni yalanladı."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Artık benimle onlar arasını iyice aç; beni ve beraberimdeki müminleri kurtar."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBunun üzerine biz, onu da beraberindekileri de o yüklü gemide kurtardık.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkSonra dışta kalanları boğduk.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBunda elbette bir ibret var. Ama onların çoğu müminler değildi
  1. Yaşar Nuri ÖztürkKuşkusuz, senin Rabbindir o mutlak Azîz, mutlak Rahîm.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkÂd da peygamberleri yalanladı.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkKardeşleri Hûd onlara: "Siz hiç sakınmıyor musunuz?" demişti.
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Ben sizin için, güvenilir bir resulüm."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Artık Allah'tan sakının da bana itaat edin."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Ben sizden bu iş için bir ücret istemiyorum. Benim ödülüm âlemlerin Rabbi'ndendir."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Her yüksek tepeye/yola şaşılacak bir bina kurarak/bir işaret dikerek mi eğleniyorsunuz!"
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Sanayi üreten yerler edinerek sonsuzlaşmak ümidine mi düşüyorsunuz?"
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Yakaladığınız vakit zorbaca yakalıyorsunuz?"
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Artık Allah'tan sakının da bana itaat edin."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"O bildiğiniz nimetleri önünüze yayandan korkun."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Size bir yığın nimet lütfetti: Davarlar, oğullar,
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBahçeler, pınarlar."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Büyük bir günün azabı üstünüzedir diye korkuyorum."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkDediler: "Sen ha öğüt vermişsin ha öğüt verenlerden olmamışsın. Bizim için fark etmez."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Bu, öncekilerin uydurmalarından başka şey değil."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Biz azaba uğratılacak değiliz."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkOnu bu şekilde yalanladılar, biz de onları helâk ettik. Bunda elbette bir ibret var. Ama onların çoğu müminlerden değildi.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkKuşkusuz, senin Rabbin mutlak Azîz, mutlak Rahîm'dir.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkSemûd da peygamlerleri yalanladı.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkKardeşleri Sâlih onlara demişti ki: "Siz hiç sakınmıyor musunuz?"
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Ben sizin için emin bir resulüm."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Ben bu iş için sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim yalnız âlemlerin Rabbi'ndendir."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Siz burada güven içinde bırakılacak mısınız?"
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Bahçelerde, pınarlarda."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar içinde."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Keyif içinde, dağlardan evler yontuyorsunuz."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Artık Allah'tan sakının da bana itaat edin."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Savurganlık edenlerin/haddi aşanların buyruğuna uymayın."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Onlar yeryüzünde bozgun çıkarırlar, barış için çalışmazlar."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkDediler: "Sen, adamakıllı büyülenmişsin."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Sen de bizim gibi bir insansın. Eğer doğru sözlülerden isen, hadi bir mucize getir."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkDedi: "Şu bir dişi devedir. Onun su içme hakkı var. Belli bir günde su içme hakkı da sizin."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Ona kötülükle ilişmeyin. Yoksa büyük bir günün azabı sizi yakalar."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkOnu yere yatırıp kestiler. Sonra da pişman oldular.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkSonunda azap onları yakaladı. Bunda elbette bir ibret var. Ama onların çoğu inanan kişiler değildi.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkVe senin Rabbin mutlak Azîz, mutlak Rahîm'dir.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkLût kavmi de hak elçilerini yalanladı.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkKardeşler Lût onlara şöyle demişti: "Hâlâ sakınmıyor musunuz?"
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Ben size gelen emin bir elçiyim."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Artık Allah'tan sakının da bana itaat edin."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Ben bu iş için sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim yalnız âlemlerin Rabbi'ndendir."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Âlemlerin içinden erkeklere gidiyor da,
  1. Yaşar Nuri ÖztürkRabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyor musunuz? Doğrusu siz haddi aşmış bir kavimsiniz."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkDediler: "Eğer bu tavrını sona erdirmezsen, ey Lût, yemin olsun bu topraktan sürülenlerden olacaksın."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkLût dedi: "Ben sizin şu yaptığınıza öfkelenenlerdenim."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Rabbim, beni ve ailemi bunların yaptıklarından koru."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBunun üzerine biz onu ve ailesini toplu halde kurtardık.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkAncak geridekiler arasında bir kocakarı kaldı.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkSonra ötekileri mahvedip batırdık.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkÜzerlerine bir de yağmur yağdırdık. Ne de kötüymüş uyarılanların yağmuru!
  1. Yaşar Nuri ÖztürkElbette bunda bir ayet var ama onların çoğu müminler değildi.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkVe senin Rabbin mutlak Azîz, mutlak Rahîm...
  1. Yaşar Nuri ÖztürkEyke halkı da elçileri yalanladı.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkŞuayb onlara demişti ki: "Hâlâ sakınmıyor musunuz?"
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Kuşkusuz, ben sizin için güvenilir bir resulüm."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Artık Allah'tan sakının da bana itaat edin."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Ben bu iş için sizden herhangi bir ödül de istemiyorum; benim ödülüm âlemlerin Rabbi'nden başkasında değil."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Ölçüyü tam yapın; şunun-bunun hakkını çarpanlardan olmayın;
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Doğru-düzgün terazi ile tartın."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Halkın eşyasını, değerlerini düşürerek almayın. Yeryüzünde, bozguncular olarak fesat çıkarmayın!"
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Sizi ve önceki nesilleri yaratandan sakının!"
  1. Yaşar Nuri ÖztürkDediler: "Sen fena halde büyülenmişsin."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Sen bizim gibi bir insandan başka şey değilsin. Biz senin yalancılardan olduğunu düşünüyoruz."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Eğer doğru sözlülerdensen, hadi üzerimize gökten parçalar düşür!"
  1. Yaşar Nuri ÖztürkŞuayb dedi: "Yapmakta olduğunuzu Rabbim daha iyi bilir."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkOnu yalanladılar; bunun üzerine o gölgelik gününün azabı onları yakalayıverdi. O, gerçekten büyük bir günün azabıydı.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBunda elbette bir ibret var ama onların çoğu inanan kişiler değildi.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkVe senin Rabbin mutlak Azîz, mutlak Rahîm'dir.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkKesin olan şu ki, o âlemlerin Rabbi'nden indirilmiştir.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkO güvenilir Rûh indirdi onu,
  1. Yaşar Nuri ÖztürkSenin kalbine ki, uyarıcılardan olasın.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkAçık-seçik Arapça bir dille indirdi.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkO, elbette ki öncekilerin kitaplarında da var.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBeniisrail bilginlerinin de onu bilmesi bunlar için bir belirti/kanıt değil mi?
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBiz onu Arapça konuşmayanlardan birine indirseydik de,
  1. Yaşar Nuri ÖztürkO onu onlara okusaydı, yine de ona inanmayacaklardı.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBiz onu suçluların kalplerine işte böyle yolladık.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkAcıklı azabı görünceye değin ona inanmazlar.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkO azap onlara ansızın gelecek, farkında bile olmayacaklar.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkO zaman şöyle derler: "Acaba bize süre verilir mi?"
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBizim azabımızı acele mi istiyorlar?
  1. Yaşar Nuri ÖztürkGörmedin mi ki, biz onları yıllarca nimetlendirsek de,
  1. Yaşar Nuri ÖztürkSonra, tehdit edildikleri şey kendilerine ulaşsa,
  1. Yaşar Nuri ÖztürkO yararlandıkları nimetler onların hiçbir işine yaramaz.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBiz, uyarıcıları olmayan hiçbir kenti/uygarlığı helâk etmemişizdir.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkUyarı/hatırlatma olacak! Biz zalimler değiliz.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkOnu şeytanlar indirmedi.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkOnlara yaraşmaz, zaten güçleri de yetmez.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkÇünkü onlar, dinleyişten azledilmişlerdir.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkO halde, Allah'ın yanında bir başka ilaha daha yalvarma/davet etme. Yoksa azaba uğratılanlardan olursun.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkEn yakın akraba ve hısımlarını uyar.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkMüminlerin sana uyanlarına kanadını indir.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkEğer sana isyan ederlerse şöyle de: "Ben, sizin yapmakta olduklarınızdan uzağım."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkO Azîz, o Rahîm olana güvenip dayan.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkO ki görüyor seni kıyam ettiğin zaman.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkGörüyor nasıldır secde edenler içinde dolaşman.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkKuşkusuz, O'dur iyice bilen, iyice duyan.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkHaber vereyim mi size şeytanların kime iner olduğundan?
  1. Yaşar Nuri ÖztürkHer bir dönek/iftiracı günahkâr üzerine iner onlar.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkKulak kabartırlar ama çoğu yalancılardır onların.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkŞairlere gelince, onlara da çapkınlar-sapkınlar uyar.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkGörmez misin onları ki, her vadide tutkun-şaşkın dolaşırlar.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkVe onlar, yapmayacakları şeyleri söyleyip dururlar.
  1. Yaşar Nuri Öztürkİman edip barışa/hayra yönelik işler yapanlar, Allah'ı çok ananlar ve zulme uğratıldıktan sonra başarıya ulaşanlar böyle değillerdir. Zulmedenler, hangi devrime uğrayıp baş aşağı döneceklerini yakında bilecekler.