ص
Sâd
Yazım
Mealler
Bir Arapça kelimeye dokunun: okunuşu, yapısı ve kökü açılır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- Yaşar Nuri ÖztürkSâd. Zikir/öğüt/uyarı dolu Kur'an'a yemin olsun ki,
- Yaşar Nuri Öztürkİş hiç de onların sandığı gibi değil! O küfre sapanlar bir gurur, ayrılık ve bütünden kopuş içindedirler.
- Yaşar Nuri ÖztürkOnlardan önce nice nesilleri helâk ettik biz, bağrıştılar onlar, fakat kurtuluş yoktu; geçmişti zaman.
- Yaşar Nuri ÖztürkKendi içlerinden kendilerine bir uyarıcı geldi diye şaşıp kaldılar. Ve şöyle dedi bu nankörler: "Bu adam yalanlar düzen bir büyücü..."
- Yaşar Nuri Öztürk"İlahları bir tek tanrı mı yapmış? Bu, gerçekten hayret edilecek bir şey!"
- Yaşar Nuri Öztürkİçlerinden kodaman bir grup öne çıktı: "Haydi, yürüyün! İlahlarınıza sahip çıkmada kararlı davranın! Gerçek şu ki, istenip beklenen şey budur."
- Yaşar Nuri Öztürk"Öteki millette işitmedik böyle bir şey. Bu bir uydurmadan başka şey değildir."
- Yaşar Nuri Öztürk"Öğüt ve uyarı, içimizden ona mı indirildi?" Hayır, onlar benim zikrimden/Kur'an'ımdan kuşkulandılar. Hayır, onlar benim azabımı henüz tatmadılar.
- Yaşar Nuri ÖztürkYoksa Azîz, Vahhâb olan Rabbinin rahmetinin hazineleri onların katında mı?
- Yaşar Nuri ÖztürkYoksa göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların mülk ve saltanatı onların mı? Eğer öyleyse sebepler içinde yükselsinler.
- Yaşar Nuri ÖztürkKabilelerden oluşmuş, sözüm ona bir ordudur bu; şurada bozguna uğratılacaktır.
- Yaşar Nuri ÖztürkOnlardan önce Nûh kavmi ve Âd da yalanlamıştı. Kazıklar sahibi Firavun da...
- Yaşar Nuri ÖztürkSemûd, Lût kavmi, o sık ağaçları besleyen su kaynağının sahipleri Eykeliler de. İşte onlar da böyle hiziplerdi.
- Yaşar Nuri ÖztürkBunların hepsi, resulleri yalanlamaktan başka bir şey yapmadılar. Sonunda azabım hak oldu.
- Yaşar Nuri ÖztürkBunların beklediği de sadece, en küçük bir gecikmesi olmayan o müthiş titreşimli tek sestir.
- Yaşar Nuri ÖztürkŞöyle dediler: "Rabbimiz, bizim payımızı/hesap defterimizi, hesap gününden önce çabucak ver!"
- Yaşar Nuri ÖztürkOnların dediklerine sabret! O kuvvet sahibi kulumuz Davûd'u an! O, tespih nağmeleri döktüren bir kul idi.
- Yaşar Nuri ÖztürkDağları onunla birlikte buyruk altına almıştık: Akşam-sabah birlikte tespih ederlerdi.
- Yaşar Nuri ÖztürkKuşlar da toplu halde onunla beraberdi. Hepsi, onun tespih nağmelerine katılırdı.
- Yaşar Nuri ÖztürkMülk ve yönetimini güçlendirmiştik. Kendisine hikmet ve hakla bâtılı ayıran söz etme yeteneği vermiştik.
- Yaşar Nuri ÖztürkGeldi mi sana, o çekişme hikâyesinin haberi? Hani, o hasımlar, duvarı aşarak mihraba ulaşmışlardı.
- Yaşar Nuri ÖztürkDavûd'un yanına girmişledi de onlardan korkmuştu. "Korkma, dediler, biz iki davacıyız. Birimiz ötekinin hakkını çiğnedi. Şimdi sen, aramızda hak ile hükmet, adaletsizlik etme. Bizi yolun denge noktasına ilet.!
- Yaşar Nuri Öztürk"Şu benim kardeşimdir. Kendisinin doksan dokuz koyunu var. Benimse bir tek koyunum var. Buna rağmen, onu da bana ver dedi ve tartışmada bana galip geldi."
- Yaşar Nuri ÖztürkDavûd dedi ki: "Vallahi, senin bir tek koyununu kendi koyunlarına katmak istemekle sana zulmetmiş. Zaten ortaklardan birçoğu birbiri aleyhine haksızlık ve zulme sapar. İman edip hakka ve barışa yönelik işler yapanlar böyle değildir. Ama onlar da pek azdır." Davûd, kendisini imtihan ettiğimizi düşündü; hemen Rabbinden af diledi; rükû ederek yerlere eğildi ve Allah'a yöneldi.
- Yaşar Nuri ÖztürkBiz de ondan o günahı affettik. Katımızdan onun için bir yakınlık ve güzel bir gelecek var.
- Yaşar Nuri ÖztürkEy Davûd, seni yeryüzünde bir halife yaptık. Artık insanlar arasında hakla hükmet; geçici hevese uyma ki, seni Allah yolundan saptırmasın. Allah yolundan sapanlar için, hesap gününü unutmuş olmaları yüzünden şiddetli bir azap vardır.
- Yaşar Nuri ÖztürkBiz şu göğü ve yeri ve ikisi arasındakileri boşuna yaratmadık. Böyle düşünmek, küfre sapanların sanısıdır. Vay hallerine o inkârcıların, ateş yüzünden!
- Yaşar Nuri ÖztürkYoksa biz, iman edip hakka ve barışa yönelik işler yapanları, yeryüzünde fesat çıkaranlarla aynı mı tutacağız? Yoksa takva sahiplerini, arsız sapıklar gibi mi yapacağız?
- Yaşar Nuri ÖztürkKutsal/bereketli bir Kitap bu; sana indirdik ki onu, ayetlerini derin derin düşünsünler ve öğüt alabilsin temiz özlüler.
- Yaşar Nuri ÖztürkDavûd'a Süleyman'ı armağan ettik. Ne güzel kul! Hep Allah'a sığınır, yakarırdı.
- Yaşar Nuri ÖztürkAkşam üstü kendisine, üç ayak üzerine basıp bir ayağını tırnak üstüne diken saf kan koşu atları sunulmuştu.
- Yaşar Nuri ÖztürkDedi: "Servet sevgisini, Rabbimi anmak için benimsedim." Nihayet Güneş perde ardına çekildi.
- Yaşar Nuri Öztürk"Geri getirin bana onları!" dedi. Bacaklarını, boyunlarını sıvazlamaya başladı.
- Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun ki biz, Süleyman'ı imtihan ettik, tahtının üstüne bir ceset bıraktık da o, tövbe ile Allah'a yöneldi.
- Yaşar Nuri ÖztürkŞöyle yakardı: "Rabbim, affet beni! Benden sonra kimseye yaraşmayacak bir mülk/saltanat ver bana! Kuşkusuz sensin, evet sensin Vahhâb!
- Yaşar Nuri ÖztürkBunun üzerine, rüzgârı onun emrine verdik; onun emriyle onun istediği yere uysal uysal/tatlı tatlı akıp giderdi.
- Yaşar Nuri ÖztürkŞeytanları da onun emrine verdik. Hepsi bina ustası ve dalgıçtı.
- Yaşar Nuri ÖztürkVe demirlerle birbirine bağlı diğerlerini...
- Yaşar Nuri ÖztürkBu, bizim lütfumuzdur; ister ver, ister elinde tut. Hesap yok...
- Yaşar Nuri ÖztürkVe gerçeken, katımızda onun bir yakınlığı ve güzel bir geleceği vardı.
- Yaşar Nuri ÖztürkKulumuz Eyyûb'u da an! Hani, Rabbine şöyle seslenmişti: "Şeytan bana bir yorgunluk ve azap dokundurdu."
- Yaşar Nuri Öztürk"Ayağını yere vur! İşte yıkanacak bir yer, işte içilecek soğuk bir su!..." dedik.
- Yaşar Nuri ÖztürkOna bizden bir rahmet ve özü temizlere bir hatırlatma olarak, ailesini ve beraberlerinde, benzerlerini bağışladık.
- Yaşar Nuri Öztürk"Eline bir demet sap al da onunla vur ve yeminine ters düşmüş olma!" dedik. Biz onu sabırlı bulduk. Ne güzel kuldu o! Bize yönelen, yakaran biriydi o.
- Yaşar Nuri ÖztürkGüçlü-kuvvetli, bakış ve görüş sahibi kullarımız İbrahim, İshak ve Yakub'u da an!
- Yaşar Nuri ÖztürkBiz onları, yurdu düşünme özellikleriyle yücelen tertemiz kullar yaptık.
- Yaşar Nuri ÖztürkVe bizim katımızda onlar seçkin, hayırlı kimselerdendi.
- Yaşar Nuri Öztürkİsmail'i, Elyese'i, Zülkifll'i de an! Hepsi seçkinlerdendi.
- Yaşar Nuri ÖztürkBir hatırlatmadır bu! Korunup sakınanlar için elbette güzel bir gelecek vardır.
- Yaşar Nuri ÖztürkKapıları kendilerine açılmış Adn cennetleri.
- Yaşar Nuri ÖztürkOrada, yaslanmış olarak birçok meyve ve içecek isterler.
- Yaşar Nuri ÖztürkYanlarında, bakışlarını eşlerine yöneltmiş yaşıt dilberler vardır.
- Yaşar Nuri ÖztürkHesap günü için size vaat edilen işte budur.
- Yaşar Nuri Öztürkİşte bu, bizim verdiğimiz rızıktır elbette. Bitip tükenmesi yoktur onun.
- Yaşar Nuri ÖztürkBu, budur! Azgınlara da kötü bir gelecek vardır elbette!
- Yaşar Nuri Öztürkİçine dalacakları cehennem! Ne kötü döşektir o!
- Yaşar Nuri Öztürkİşte burada! Hadi, tatsınlar onu: Kaynar su, kokuşmuş irin.
- Yaşar Nuri ÖztürkVe o türden bir başkası daha: Çifter çifter.
- Yaşar Nuri ÖztürkŞöyle denilir: "İşte sizinle birlikte direnişe geçen bir grup. 'Merhaba' yok onlara! Onlar ateşe salınıyorlar."
- Yaşar Nuri ÖztürkDediler: "Hayır, size merhaba yok. Onu siz önümüze çıkardınız. Ne kötü durak yeridir o!"
- Yaşar Nuri ÖztürkŞöyle yakardılar: "Rabbimiz, bunu bizim önümüze çıkaranın ateşteki azabını bir kat daha artır."
- Yaşar Nuri ÖztürkŞöyle dediler: "Şer temsilcilerinden saydığımız adamları, acaba neden görmüyoruz?"
- Yaşar Nuri Öztürk"Onları alaya alırdık; yoksa gözler onlardan kaydı mı?"
- Yaşar Nuri Öztürkİşte bu, kesin gerçektir. Ateş halkının çekişmesi gerçekleşecektir.
- Yaşar Nuri ÖztürkDe ki: "Ben, sadece bir uyarıcıyım. O Vâhid ve Kahhâr Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur."
- Yaşar Nuri Öztürk"Göklerin, yerin ve bunlar arasındakilerin Rabbi'dir O. Azîz ve Gaffâr..."
- Yaşar Nuri ÖztürkDe ki: "Büyük bir haberdir o."
- Yaşar Nuri Öztürk"Yüz çevirip duruyorsunuz ondan."
- Yaşar Nuri Öztürk"Onlar tartışırlarken, o yüce konsey hakkında benim hiçbir bilgim yoktu."
- Yaşar Nuri Öztürk"Bana, sadece açık bir uyarıcı olduğum vahyediliyor."
- Yaşar Nuri ÖztürkHani, Rabbin meleklere şöyle demişti: "Ben çamurdan bir insan yaratacağım."
- Yaşar Nuri Öztürk"Onu kıvama erdirip içine ruhumdan üflediğimde, önünde secde ederek eğilin!"
- Yaşar Nuri ÖztürkBunun üzerine meleklerin hepsi toptan secde etmişlerdi.
- Yaşar Nuri Öztürkİblis etmemişti. O, kibre sapmış ve inkârcılardan olmuştu.
- Yaşar Nuri ÖztürkAllah dedi: "Ey İblis, iki elimle yarattığıma secde etmekten seni alıkoyan neydi? Burnu büyüklük mü ettin, yoksa yücelenlerden mi oldun?"
- Yaşar Nuri Öztürkİblis dedi: "Ben ondan hayırlıyım! Beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın."
- Yaşar Nuri ÖztürkBuyurdu: "Hadi, çık oradan! Sen kovulmuş birisin."
- Yaşar Nuri Öztürk"Din gününe kadar lanetim üzerinedir."
- Yaşar Nuri ÖztürkDedi: "Rabbim, o halde insanların diriltileceği güne kadar bana süre ver."
- Yaşar Nuri ÖztürkBuyurdu: "Peki, süre verilenlerdensin."
- Yaşar Nuri Öztürk"O bilinen güne kadar."
- Yaşar Nuri ÖztürkDedi: "Kudret ve şerefine yemin olsun ki, onların tümünü azdıracağım."
- Yaşar Nuri Öztürk"İçlerinden sadece samimi, seçkin kullar dışta kalacaktır."
- Yaşar Nuri ÖztürkBuyurdu: "İşte bu doğru! Ben de yalnız doğruyu söylerim."
- Yaşar Nuri Öztürk"Gerçek şu ki, ben cehennemi seninle ve onlardan sana uyanlarla tamamen dolduracağım."
- Yaşar Nuri ÖztürkDe ki: "Tebliğime karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Ben size kendiliğimden/zorlamayla yükümlülük getirenlerden de değilim."
- Yaşar Nuri ÖztürkBu, âlemler için bir Zikir'den başka şey değildir.
- Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun, bir süre sonra onun haberini bileceksiniz.