القمر
Kamer
Ay
Yazım
Mealler
Bir Arapça kelimeye dokunun: okunuşu, yapısı ve kökü açılır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- Yaşar Nuri ÖztürkSaat yaklaştı, Ay yarıldı.
- Yaşar Nuri ÖztürkBir ayet-alâmet görseler yüz çeviriyorlar ve şöyle diyorlar: "Sürüp giden bir büyüdür bu!"
- Yaşar Nuri ÖztürkYalanladılar; kendi heves ve kuruntularına uydular. Oysaki her iş ve oluş karara, ölçüye ve düzene bağlanmıştır.
- Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun ki, onlara haberlerden, içinde ihtar, sakındırma ve tehdit bulunanı gelmiştir.
- Yaşar Nuri ÖztürkDoruk noktaya çıkmış, isabeti tartışmasız bir hikmettir o. Ama uyarılar yarar sağlamıyor.
- Yaşar Nuri ÖztürkO halde yüz çevir onlardan sen de; o çağırıcının alışılmadık/ürpertirci şeye çağırdığı günde,
- Yaşar Nuri ÖztürkKaymış olarak gözleri, çıkarlar kabirlerden. Sanki çekirgelerdir, çıvgın mı çıvgın!
- Yaşar Nuri ÖztürkBoyunları büküktür çağıranın önünde. Derler ki o küfre saplananlar: "Çok zorlu bir gün bu!"
- Yaşar Nuri ÖztürkOnlardan önce Nûh kavmi yalanlamıştı. Yalanladılar kulumuzu ve "Mecnundur bu!" dediler. Ve durduruldu kulumuz.
- Yaşar Nuri ÖztürkBunun üzerine yakardı Rabbine, "Yenilgiye uğradım işte, yardım et!" diye...
- Yaşar Nuri ÖztürkBiz de açtık gök kapılarını seller gibi akan bir su ile.
- Yaşar Nuri ÖztürkVe yardık/fışkırttık yeryüzünü pınar pınar. Sonunda kesin ölçülere bağlanmış bir oluş üzere birleşti sular.
- Yaşar Nuri ÖztürkVe taşıdık onu levhalar ve çivilerden oluşturulan şey üstünde.
- Yaşar Nuri ÖztürkAkıp gidiyordu gözlerimizin önünde, bir ödül olarak nankörlüğe uğratılan kişi için.
- Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun ki, biz onu bir ibret ve işaret olarak arkaya bıraktık. Yok mu araştırıp öğüt alacak?
- Yaşar Nuri ÖztürkNasılmış benim azabım ve uyarılarım!
- Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun ki, biz, Kur'an'ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. Fakat düşünen mi var?!
- Yaşar Nuri ÖztürkÂd da yalanlamıştı. Ama nasıl oldu azabım ve uyarılarım!
- Yaşar Nuri ÖztürkBiz onların üzerine uğursuzluğu kesiksiz bir günde, dondurucu/uğultulu bir kasırga gönderdik.
- Yaşar Nuri Öztürkİnsanları, köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.
- Yaşar Nuri ÖztürkNasılmış benim azabım ve uyarılarım!
- Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun ki, biz, Kur'an'ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. Fakat düşünen mi var?
- Yaşar Nuri ÖztürkSemûd da uyarıları yalanlamıştı.
- Yaşar Nuri ÖztürkŞöyle demişlerdi: "İçimizden bir tek insana mı uyacağız? Vallahi böyle bir durumda biz, sapıklık ve çılgınlık içine düşeriz."
- Yaşar Nuri Öztürk"Aramızdan öğüt ona mı verildi? Hayır, o yalancı küstahın biridir."
- Yaşar Nuri ÖztürkYarın bilecekler, kimmiş yalancı küstah!
- Yaşar Nuri ÖztürkBir imtihan aracı olarak kendilerine dişi deveyi göndereceğiz. Artık gözetle onları ve sabret!
- Yaşar Nuri ÖztürkSuyun, aralarında bölüştürüleceğini onlara bildir. Her su alış/içiş nöbetledir/içilecek her miktar hazırlanmıştır.
- Yaşar Nuri ÖztürkArkadaşlarını çağırdılar, o da hançerini kapıp deveyi boğazladı.
- Yaşar Nuri ÖztürkNasılmış benim azabım ve uyarılarım!
- Yaşar Nuri ÖztürkBiz, onlar üzerine bir tek ses gönderdik de ağılcının serptiği kuru ot gibi kırılıp ufalandılar.
- Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun ki, biz, Kur'an'ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. Fakat düşünen mi var?!
- Yaşar Nuri ÖztürkLût kavmi de uyarıları yalanladı.
- Yaşar Nuri ÖztürkBiz de üzerlerine çakıl taşları fırlatan bir rüzgâr gönderdik. Sadece Lût'un ailesini, seher vakti kurtarmıştık,
- Yaşar Nuri ÖztürkKatımızdan bir nimet olarak. Şükredeni işte böyle ödüllendiririz biz.
- Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun, Lût onları bizim yakalayışımız hakkında uyarmıştı da onlar, uyarılarla ilgili olarak kuşkulanıp çekişmişlerdi.
- Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun, Lût'un misafirlerinden nefislerini tatmin etmek istemişlerdi de onların gözlerini silme kör etmiştik. Hadi, tadın azabımı ve uyarılarımı?
- Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun, sabahleyin erkenden, kararlı ve oturaklı bir azap yakaladı onları.
- Yaşar Nuri ÖztürkHadi, tadın azabımı ve uyarılarımı!
- Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun ki, biz, Kur'an'ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. Fakat düşünen mi var?!
- Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun, Firavun hanedanına da uyarılar gelmişti.
- Yaşar Nuri ÖztürkAyetlerimizin tümünü yalanladılar da biz de onları onurlu ve güçlü birine yaraşır bir yakalayışla yakaladık.
- Yaşar Nuri ÖztürkSizin kâfirleriniz, ötekilerden hayırlı mı? Yoksa zübürlerinde/kutsallaştırılmış hizip kitaplarında sizin için bir beraat/dokunulmazlık mı var?
- Yaşar Nuri ÖztürkYoksa, "Biz, yardımlaşan/yenilmez bir topluluğuz" mu diyorlar?
- Yaşar Nuri ÖztürkO topluluk, bozguna uğratılacak ve arkalarını dönüp kaçacaklar.
- Yaşar Nuri ÖztürkHayır, buluşma zamanları kıyamet saatidir. Ne korkunç, ne acıdır o saat!
- Yaşar Nuri ÖztürkKuşkusuz, suçlular, şaşkınlık ve çılgınlık içindedir.
- Yaşar Nuri ÖztürkO gün yüzleri üstüne ateşe sürüklenirler. "Cehennemin dokunuşunu tadın bakalım!"
- Yaşar Nuri ÖztürkŞu bir gerçek ki, biz herşeyi bir ölçüye göre/bir kaderle yarattık.
- Yaşar Nuri ÖztürkEmrimiz bir tektir, bir göz kırpma gibidir.
- Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun, biz sizin benzerlerinizi hep yok ettik. Fakat düşünen mi var?
- Yaşar Nuri ÖztürkOnların yapmış oldukları her şey defterlerdedir.
- Yaşar Nuri ÖztürkKüçük-büyük tümü, satır satır yazılmıştır.
- Yaşar Nuri ÖztürkKorunup sakınanlar; bahçelerde, nehir kıyılarındadır.
- Yaşar Nuri ÖztürkGüçlü bir padişahın/bir Melîk'in katında, özü-sözü birlere has oturma yerlerinde...