المرسلات
Mürselât
Gönderilenler
Yazım
Mealler
Bir Arapça kelimeye dokunun: okunuşu, yapısı ve kökü açılır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun, o art arda gönderilenlere/meleklere/rüzgârlara/vahyin bölümlerine/kalplere inen doğuşlara,
- Yaşar Nuri ÖztürkEsip de büküp devirenlere,
- Yaşar Nuri ÖztürkDağıtıp yayanlara/diriltip harekete getirenlere,
- Yaşar Nuri ÖztürkGerektiği şekilde ayıranlara,
- Yaşar Nuri ÖztürkÖğüt ulaştıranlara/Kur'an'ı ulaştıranlara,
- Yaşar Nuri ÖztürkÖzür yahut uyarı için,
- Yaşar Nuri ÖztürkKi size duyurulmuş olan mutlaka gerçekleşecektir.
- Yaşar Nuri ÖztürkYıldızlar silinip süpürüldüğünde,
- Yaşar Nuri ÖztürkGök yarıldığında,
- Yaşar Nuri ÖztürkDağlar un-ufak edilip savrulduğunda,
- Yaşar Nuri ÖztürkResuller vakte bağlandığında,
- Yaşar Nuri ÖztürkHangi gün için vakte bağlandılar?
- Yaşar Nuri ÖztürkAyrım ve hüküm günü için.
- Yaşar Nuri ÖztürkAyrım ve hüküm gününü sana bildiren nedir?
- Yaşar Nuri ÖztürkYalanlayanların vay haline o gün!
- Yaşar Nuri ÖztürkÖncekileri helâk etmedik mi?
- Yaşar Nuri ÖztürkSonra, geriden gelenleri de onların peşlerine takarız.
- Yaşar Nuri ÖztürkBiz, suçlulara işte böyle yaparız.
- Yaşar Nuri ÖztürkYalanlayanların o gün vay haline!
- Yaşar Nuri ÖztürkSizi basit bir sudan yaratmadık mı?
- Yaşar Nuri ÖztürkOnu dayanıklı karargâhta tuttuk.
- Yaşar Nuri ÖztürkBilinen bir ölçüye/süreye kadar.
- Yaşar Nuri ÖztürkBir ölçüyle yaptık. Ne güzel ölçü koyanlarız biz!
- Yaşar Nuri ÖztürkVay başına o gün, yalanlayanların!
- Yaşar Nuri ÖztürkYeri, bir toplanma zemini yapmadık mı?
- Yaşar Nuri ÖztürkDiriler bakımından da ölüler bakımından da.
- Yaşar Nuri ÖztürkOrada oturaklı, başını yücelere kaldırmış dağlar oluşturduk. Ve size tatlı bir su içirdik.
- Yaşar Nuri ÖztürkVay haline o gün, yalanlayanların!
- Yaşar Nuri ÖztürkHaydi, yalanlamakta olduğunuz şeye gidin!
- Yaşar Nuri ÖztürkHaydi, üç çatallı gölgeye gidin!
- Yaşar Nuri ÖztürkNe gölgelendirir ne alevden korur.
- Yaşar Nuri ÖztürkGerçekten o, köşke benzer kıvılcımlar saçar.
- Yaşar Nuri ÖztürkO kıvılcım sanki sarımtırak bir halat/bir deve kervanı/bakırdan bir ip gibidir.
- Yaşar Nuri ÖztürkVay haline o gün, yalanlayanların!
- Yaşar Nuri ÖztürkKonuşamayacakları gündür bu!
- Yaşar Nuri Öztürkİzin verilmez ki onlara özür dilesinler.
- Yaşar Nuri ÖztürkVay haline o gün, yalanlayanların!
- Yaşar Nuri ÖztürkAyırma günüdür bu! Sizinle öncekileri bir yere topladık.
- Yaşar Nuri ÖztürkEğer bir hileniz/bir tuzağınız varsa, hadi hile yapıp tuzak kurun bana!
- Yaşar Nuri ÖztürkVay haline o gün, yalanlayanların!
- Yaşar Nuri ÖztürkTakvaya sarılanlar gölgeler altında, su kaynaklarındadır.
- Yaşar Nuri ÖztürkCanlarının çektiği meyvelerle yanyanadırlar.
- Yaşar Nuri Öztürk"Yapıp ürettiklerinize karşılık olarak afiyetle yiyip için."
- Yaşar Nuri Öztürkİşte böyle ödüllendiririz biz, güzellikler sergileyenleri!
- Yaşar Nuri ÖztürkVay haline o gün, yalanlayanların!
- Yaşar Nuri ÖztürkYiyin ve birazcık nimetlenin. Suçlularsınız siz.
- Yaşar Nuri ÖztürkVay haline o gün, yalanlayanların!
- Yaşar Nuri ÖztürkOnlara, "rukû' edin!" dendiğinde rukû etmezler.
- Yaşar Nuri ÖztürkVay haline o gün, yalanlayanların.
- Yaşar Nuri ÖztürkArtık bundan sonra hangi hadise/söze iman edecekler?