عبس
Abese
Surat Astı
Yazım
Mealler
Bir Arapça kelimeye dokunun: okunuşu, yapısı ve kökü açılır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- Yaşar Nuri ÖztürkYüzünü ekşitti ve öteye döndü;
- Yaşar Nuri ÖztürkYanına kör adam geldi diye.
- Yaşar Nuri ÖztürkNereden bilirsin, belki de o arınıp temizlenecek.
- Yaşar Nuri ÖztürkBelki de düşünüp taşınacak da öğüt kendisine yarayacak.
- Yaşar Nuri ÖztürkO, kendisini her türlü ihtiyacın üstünde görene gelince,
- Yaşar Nuri ÖztürkKi sen ona yöneliyorsun;
- Yaşar Nuri ÖztürkSana ne onun arınmasından!
- Yaşar Nuri ÖztürkO, koşarak sana gelen var ya;
- Yaşar Nuri ÖztürkOdur içine ürperti düşen.
- Yaşar Nuri ÖztürkSen ona aldırmazlık ediyorsun.
- Yaşar Nuri ÖztürkHayır, hiç de öyle değil! O, bir düşündürücüdür.
- Yaşar Nuri ÖztürkDileyen onu düşünüp öğüt alır.
- Yaşar Nuri ÖztürkKutsanan-bereketli sayfalardadır o.
- Yaşar Nuri ÖztürkYüceltilen, tertemiz sayfalarda,
- Yaşar Nuri ÖztürkYazıcıların ellerinde;
- Yaşar Nuri ÖztürkAk-pak, mübarek yazıcıların.
- Yaşar Nuri ÖztürkKahrolası insan, ne kadar da nankördür!
- Yaşar Nuri ÖztürkHangi şeyden yarattı onu?
- Yaşar Nuri ÖztürkBir spermden! Yarattı onu, ölçülendirip biçimlendirdi onu.
- Yaşar Nuri ÖztürkSonra, yolu kolaylaştırdı ona,
- Yaşar Nuri ÖztürkSonra öldürdü onu, kabre koydurdu onu.
- Yaşar Nuri ÖztürkSonra dilediği zaman diriltip ortaya çıkardı onu.
- Yaşar Nuri ÖztürkHayır, hayır! O, O'nun kendisine emrettiğini hiç yerine getirmedi.
- Yaşar Nuri ÖztürkHadi, bakıversin insan, kendi yiyeceğine!
- Yaşar Nuri ÖztürkBiz suyu döktük de döktük.
- Yaşar Nuri ÖztürkSonra yeryüzünü yardık da yardık.
- Yaşar Nuri ÖztürkArdından orada dâneler bitirdik.
- Yaşar Nuri ÖztürkÜzümler, yoncalar,
- Yaşar Nuri ÖztürkZeytinlikler, hurmalıklar,
- Yaşar Nuri ÖztürkGür çimenli, bol ağaçlı bahçeler,
- Yaşar Nuri ÖztürkMeyve, otlak/sebze.
- Yaşar Nuri ÖztürkSizin ve hayvanlarınızın yararına.
- Yaşar Nuri ÖztürkŞiddetle çarpanın çıkardığı korkunç ses geldiğinde,
- Yaşar Nuri ÖztürkBir gün ki o, kişi öz kardeşinden kaçar,
- Yaşar Nuri ÖztürkÖz annesinden, öz babasından,
- Yaşar Nuri ÖztürkEşinden, oğullarından.
- Yaşar Nuri ÖztürkO gün onlardan her kişinin kendisine yetecek bir uğraşı vardır.
- Yaşar Nuri ÖztürkYüzler vardır o gün, pırıl pırıl,
- Yaşar Nuri ÖztürkGülen, müjdelerle parıldayan.
- Yaşar Nuri ÖztürkVe yüzler vardır o gün toza-toprağa bulanmış.
- Yaşar Nuri ÖztürkTozu-toprağı da bir is bürümüştür.
- Yaşar Nuri Öztürkİşte bunlardır küfre sapanlar, kötülüğe batanlar.