ق

Kâf

50. sûre · Mekkî · 45 âyet · İniş sırası: 34

Yazım
Mealler

Bir Arapça kelimeye dokunun: okunuşu, yapısı ve kökü açılır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
  1. Yaşar Nuri ÖztürkKaf. Şanı yüce, ilahî cömertlikle dolu Kur'an'a yemin olsun ki,
  1. Yaşar Nuri Öztürkİş sanıldığı gibi değil! Kendilerine içlerinden bir uyarıcı geldi diye şaştılar da şöyle dediler o küfre batanlar: "Acayip şey bu!"
  1. Yaşar Nuri ÖztürkÖlünce mi, biz toprak olunca mı? Çok uzak bir dönüştür bu."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkToprağın onlardan neyi eksilttiğini pek iyi bilmişizdir biz. Her şeyi saklayıp koruyan bir Kitap var katımızda.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkHayır, hayır! Onlar, hak kendilerine geldiğinde, onu yalanladılar. Şimdi perişan mı perişan bir durum içindedirler.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBakmadılar mı üstlerindeki göğe ki nasıl kurduk onu, nasıl süsleyip nakışladık?! Yırtığı, çatlağı da yoktur onun.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkYeryüzünü de biz uzatıp yaydık; denge noktaları yerleştirdik ona ve bitirdik onda, bakanları hayran bırakan her türlü çifti.
  1. Yaşar Nuri Öztürkİbretle bakılası, gönüller açıcı şeyler olarak; hakka yönelen her kula öğüt olarak.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkGökten, kutlu ve bereketli bir su indirdik de onunla bahçeler yeşerttik, hasatlanacak daneler yetiştirdik.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkYüksek yüksek hurma ağaçları büyüttük. Birbirine girmiş kümeler halinde tomurcukları vardır onların.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkKullara rızık olsun diye. Ve o suyla ölü bir beldeye hayat verdik. İşte böyledir topraktan fışkırış.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkOnlardan önce Nûh kavmi, Ress halkı, Semûd kavmi yalanlamıştı.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkÂd, Firavun ve Lût'un halkı da...
  1. Yaşar Nuri ÖztürkEykeliler, Tübba' kavmi de. Hepsi resulleri yalanladı da duyurulan azap hak oldu.
  1. Yaşar Nuri Öztürkİlk yaratıştan âciz kalıp yorulmuş muyduk? Hayır, yeni bir yaratıştan kuşku içinde olan onlardır.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun ki, insanı biz yarattık. Nefsinin ona neler fısıldadığını da biz biiriz. Biz ona, şah damarından daha yakınız.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkSağında ve solunda oturmuş iki görevli, kayıt yapmaktadır.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBir söz sarfetmeye dursun, yanındaki gözcü hemen zaptediverir.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkÖlüm sarhoşluğu hak olarak geldi. İşte bu, senin kaçıp durduğun şeydir.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkVe sûra üflendi. İşte bu, geleceği vaat edilen gündür.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkHer benlik, yanında bir güdücü, bir de tanık olduğu halde gelir.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun, sen bundan gaflet içindeydin. Ama perdeni üstünden kaldırıverdik. Bugün gözün keskin mi keskin.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkYoldaşı şöyle der: "İşte yanımdaki, hazır!"
  1. Yaşar Nuri ÖztürkSiz, ikiniz! Tüm nankörleri, inatçıları cehenneme atın!
  1. Yaşar Nuri ÖztürkDurmadan hayrı engelleyeni, azgını, işkilciyi...
  1. Yaşar Nuri ÖztürkO ki, Allah'ın yanına başka bir ilah koydu. Artık atın onu, o şiddetli azabın içine!
  1. Yaşar Nuri ÖztürkYoldaşı dedi ki: "Rabbimiz, onu ben azdırmadım. Onun kendisi, dönüşü olmayan bir sapıklık içindeydi."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkAllah buyurdu: "Huzurumda çekişmeyin! Ben size uyarıyı çok önceden göndermiştim."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Benim huzurumda söz değiştirilmez ve ben kullara asla zulmetmem."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkO gün cehenneme: "Doldun mu?" deriz. O ise: "Daha yok mu?" der.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkVe cennet, takva sahiplerine yaklaştırılmıştır; hiç uzak değildir.
  1. Yaşar Nuri Öztürkİşte size vaat edilen budur. Allah'a sürekli yönelen, korunması gerekeni koruyan herkese...
  1. Yaşar Nuri ÖztürkGörmediği halde Rahman'dan ürperen ve Allah'a yönelik bir kalp getiren herkese...
  1. Yaşar Nuri ÖztürkEsenlikle girin oraya! Sonsuzlaşma günüdür bu.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkOrada onlar için istedikleri her şey var. Katımızda ise dahası da var.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkOnlardan önce nice nesilleri helâk ettik ki, vuruş ve tutuşları bunlardan daha zorluydu. Ülkelerde delikler açmışlardı/beldelerde kaçacak delik aradılar/beldeleri boydan boya dolaştılar. Var mı bir kaçacak yer?
  1. Yaşar Nuri ÖztürkHiç kuşkusuz, bunda, kalbi olan yahut tam bir tanık olarak kulak veren için mutlak bir öğüt vardır.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun, biz gökleri, yeri ve bunlar arasındakileri altı günde yarattık. Ve bize hiçbir yorgunluk dokunmadı.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkArtık onların söylediklerine sabret ve Güneş'in doğuşundan önce de batışından önce de Rabbinin hamdiyle tespih et!
  1. Yaşar Nuri ÖztürkGecenin bir kısmında ve secdelerin arkalarından O'nu tespih et!
  1. Yaşar Nuri ÖztürkHaykıranın çok yakın bir yerden sesleneceği günü dinle!
  1. Yaşar Nuri ÖztürkO gün o müthiş sesi hak olarak dinleyecekler. Ortaya çıkış/diriliş günüdür bu.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBiz, evet biz hayat veriyoruz, biz öldürüyoruz. Ve dönüş yalnız bizedir.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkO gün, yer çatır çatır yarılıp onlardan çabucak uzaklaşır. Bu yalnız bizim için kolay olan bir haşretmedir.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBiz onların neler söylediklerini çok iyi biliyoruz. Sen onların üstüne bir zorba değilsin. O halde, benim tehdidimden korkanlara sadece Kur'an'la öğüt ver.