الملك

Mülk

Egemenlik

67. sûre · Mekkî · 30 âyet · İniş sırası: 77

Yazım
Mealler

Bir Arapça kelimeye dokunun: okunuşu, yapısı ve kökü açılır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
  1. Yaşar Nuri ÖztürkMülk ve yönetim elinde bulunan o Allah ne yücedir! O, her şeye Kadîr'dir.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkHanginizin daha güzel iş yapacağını belirlemek için sizi imtihana çekmek üzere ölümü ve hayatı yaratan O'dur. Azîz'dir O, Gafûr'dur.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBirbiriyle uyum ve ahenk içinde yedi gökleri yaratan da O'dur. O Rahman'ın yaratışında/yarattıklarında herhangi bir uyuşmazlık, aykırılık, çelişme göremezsin. Bir kez daha bak! Bir çatlaklık, bir uyuşmazlık görüyor musun?
  1. Yaşar Nuri ÖztürkSonra bakışı iki kez daha döndür! Umudunu kesmiş olarak döner sana göz. Utanmış, bitkin düşmüştür o.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun ki, biz en yakın göğü kandillerle süsledik ve onları şeytanlara ateş taneleri yaptık. O şeytanlar için çılgın ateş azabını da hazırladık.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkVe Rablerine karşı nankörlük edenler için cehennem azabı vardır. Ne kötü bir dönüş yeridir o!
  1. Yaşar Nuri ÖztürkOnun içine atıldıklarında, onun derinden gelen sesini işitirler. Feveran etmektedir o.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkÖfkesinden çatlayacak hale gelir. İçine bir güruh atıldıkça, onun bekçileri bunlara sorarlar: "Size hiçbir uyarıcı gelmedi mi?"
  1. Yaşar Nuri ÖztürkDerler ki: "Gelmedi olur mu? Bize uyarıcı geldi. Fakat biz yalanladık. Ve: 'Allah bir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapıklık içindesiniz, başka değil!' şeklinde konuştuk."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkVe derler ki: "Eğer söz dinleseydik yahut aklımızı çalıştırsaydık şu çılgın ateşin dostları arasında olmazdık."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkGünahlarını işte böyle itiraf ettiler. Çılgın ateşin halkına böyle kahır yaraşır.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkGörmedikleri halde Rablerinden ürperenlere gelince, onlar için bir bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkSözünüzü ister gizleyin ister onu açıklayın; şu bir gerçek ki O, göğüslerin özünü çok iyi bilir.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkYaratmış olan bilmez mi/Allah, yarattığı kimseyi bilmez mi? Latîf'tir O, Habîr'dir.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkO, yeri sizin için boyun eğer yaptı. Haydi, onun omuzlarında yürüyün ve Allah'ın rızıklarından yiyin. Dönüş O'nadır.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkO göktekinin, sizi yere batırmayacağından emin misiniz? O zaman yer aniden çalkalanmaya başlar.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkO göktekinin, çakıl taşları taşıyan bir rüzgârı üzerinize salmayacağından emin misiniz? O zaman bileceksiniz nasılmış uyarım!
  1. Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun, onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Ama nasıl olmuştu benim azabım?!
  1. Yaşar Nuri ÖztürkÜstlerinde, kanatlarını açıp kapayarak uçan kuşları hiç görmediler mi? Onları Rahman'dan başkası tutmuyor. Kuşkusuz O, her şeyi görmektedir.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkRahman'a karşı/Rahman'dan başka size yardım edecek ordunuz kimdir? İnkârcılar bir aldanış/gurur içindeler; hepsi bu!
  1. Yaşar Nuri ÖztürkPeki, O, rızkını tutarsa kim var sizi rızıklandıracak? Hayır, bir azgınlık ve nefret içinde inat etmekteler.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkPeki, yüzüstü kapanarak yürüyen mi daha düzgün gider yoksa dosdoğru yol üzerinde dik ve düzgün yürüyen mi?
  1. Yaşar Nuri ÖztürkDe ki: "Sizi oluşturan O'dur. O size, işitme gücü, gözler ve gönüller verdi. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!"
  1. Yaşar Nuri ÖztürkDe ki: "Sizi, yeryüzünde yaratıp yayan O'dur. O'nun huzurunda haşredileceksiniz."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkDerler ki: "Eğer doğru sözlülerseniz, bu vaat de zaman?"
  1. Yaşar Nuri ÖztürkDe ki: "Bilgi Allah'ın katındadır. Bana gelince, ben ancak açıkça uyaran biriyim."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkOnu yakından gördüklerinde, inkâr edenlerin yüzleri kötüleşti. Şöyle denildi: "O habire çağırıp durduğunuz şey budur."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkSöyle onlara: "Diyelim ki, Allah beni ve beraberimdekileri öldürdü, yahut bize acıdı. Peki, kâfirleri korkunç bir azaptan kim kurtaracak?"
  1. Yaşar Nuri ÖztürkDe ki: "Rahman'dır O, O'na inandık biz ve yalnız O'na güvendik. Yakında bileceksiniz kimmiş apaçık sapıklığın içinde."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkŞunu da söyle: "Bir sabah suyunuz çekiliverse, kim getirecek fışkırıp akan bir su size?"