القلم

Kalem

68. sûre · Mekkî · 52 âyet · İniş sırası: 2

Yazım
Mealler

Bir Arapça kelimeye dokunun: okunuşu, yapısı ve kökü açılır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
  1. Yaşar Nuri ÖztürkNûn! Yemin olsun kaleme ve satır satır yazdıklarına
  1. Yaşar Nuri ÖztürkKi sen, cin tasallutuna uğramış değilsin; Rabbinin nimeti sayesinde,
  1. Yaşar Nuri ÖztürkSenin için kesintisiz bir ödül var.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkVe gerçekten sen, çok büyük bir ahlak üzerindesin.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkYakında göreceksin, onlar da görecekler,
  1. Yaşar Nuri ÖztürkHanginizmiş fitneye tutulan, deliren!
  1. Yaşar Nuri ÖztürkSenin Rabbin, evet O'dur kendi yolundan kimin saptığını en iyi bilen. Ve O'dur kimin doğruya ve güzele kılavuzlandığını en iyi bilen.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkO halde, yalanlayanlara itaat etme!
  1. Yaşar Nuri Öztürkİstediler ki sen, alttan alıp gevşek davranasın/yağcılık edesin de onlar da yağcılık etsinler/yumuşaklık göstersinler.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkŞunların hiçbirine eğilme, uyma: Çok yemin eden, bayağı-alçak,
  1. Yaşar Nuri ÖztürkAlaycı/gammaz, koğuculuk için dolaşıp duran,
  1. Yaşar Nuri ÖztürkHayrı engelleyen, sınır tanımaz-saldırgan, günaha batmış,
  1. Yaşar Nuri ÖztürkKaba/obur, bütün bunlardan sonra da soyu bozuk, kötülükle damgalı.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkMal ve oğullar sahibi olmuş da ne olmuş?
  1. Yaşar Nuri ÖztürkAyetlerimiz ona okunduğunda şöyle der: "Daha öncekilerin masalları!"
  1. Yaşar Nuri ÖztürkYakında biz onun hortumu üzerine damga basacağız/burnunu sürteceğiz.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBiz onları, o bahçe sahiplerini belalandırdığımız gibi belalandırdık. Hani, onlar sabaha çıktıklarında, bahçeyi mutlaka kesip biçeceklerine yemin etmişlerdi.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkHiçbir istisna tanımıyorlardı.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkAma onlar uyumaktayken, Rabbinden gelen bir dolaşıcı bahçeyi dolaştı da,
  1. Yaşar Nuri ÖztürkO, simsiyah kesiliverdi.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkSabaha çıktıklarında birbirlerine seslendiler:
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Hadi, eğer biçecekseniz ekininize erken gidin."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkYola koyuldular. Aralarında fısıldaşıyorlardı:
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Hey! Bugün oraya bir yoksul girip yanınıza gelmesin!"
  1. Yaşar Nuri ÖztürkSadece engellemeye, şiddete güçleri yeten kişiler olarak erkenden vardılar.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkFakat bahçeyi görünce: "Yahu, biz yanlış gelmişiz." dediler!
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Hayır, hayır! Biz mahrum edilenleriz."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkOrtancaları/ılımlı olanı şöyle dedi: "Ben size söylemedim mi? Tespih etseydiniz ya!"
  1. Yaşar Nuri ÖztürkO zaman dediler ki: "Tespih ederiz seni, ey Rabbimiz! Gerçekten biz zalimler olduk."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBunun üzerine birbirlerini kınamaya başladılar.
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Yazıklar olsun bize, dediler, biz gerçekten azgınlarmışız!"
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Umarız, Rabbimiz bize onun yerine daha hayırlısını verir. Biz de her şeyimizle Rabbimize yöneliriz."
  1. Yaşar Nuri Öztürkİşte böyledir azap! Âhiretin azabı ise gerçekten çok daha büyüktür. Bir bilselerdi!
  1. Yaşar Nuri ÖztürkTakva sahipleri için, Rableri katında nimetlerle dolu cennetler vardır.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBiz, Müslümanları/Allah'a teslim olanları, suçlular gibi yapar mıyız?
  1. Yaşar Nuri ÖztürkNeniz var sizin, nasıl hüküm veriyorsunuz?
  1. Yaşar Nuri ÖztürkYoksa sizin bir kitabınız var da ondan ders mi görüyorsunuz?
  1. Yaşar Nuri ÖztürkOnda, keyfinize uyan her şeyi rahatça buluyorsunuz.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkYoksa sizin lehinize üzerimizde kıyamete kadar uzanacak yeminler mi var da siz ne hükmederseniz oluverecek!
  1. Yaşar Nuri ÖztürkSor onlara: "Böyle bir şeye hangisi kefil?"
  1. Yaşar Nuri ÖztürkYoksa kendilerinin ortakları mı var? Eğer doğru sözlüler iseler, çağırıversinler ortaklarını!
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBaldırın çıplak kalacağı, secdelere çağrılacakları gün, onu da yapamayacaklar.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkGözleri yere eğilmiş, benliklerini zillet kaplamıştır. Onlar, sapasağlam oldukları zaman da secde etmeye çağrılıyorlardı.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBu sözü yalanlayanla beni baş başa bırak. Onları, bilmedikleri yerden yakalayacağız.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkSüre tanıyorum onlara. Tuzağım gerçekten zorludur benim.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBir ücret mi istiyorsun kendilerinden de onlar, bir borç altında eziliyorlar!
  1. Yaşar Nuri ÖztürkYoksa gayb, yanlarında da onlar mı yazıyorlar?
  1. Yaşar Nuri ÖztürkArtık, Rabbinin hüküm vermesi için sabret! Balığın dostu Yûnus gibi olma! Hani o, öfkelendirilmiş bir halde yakarmıştı.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkEğer ona, Rabbinden bir nimet ulaşmasaydı, horlanmış bir halde cascavlak bir yere atılırdı.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkFakat Rabbi onu seçip yüceltti ve barışseverlerden yaptı.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkO küfre sapanlar, Zikir'i/Kur'an'ı işittiklerinde az kalsın gözleriyle seni devireceklerdi. "Bu tam bir cinlidir." diyorlardı.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkOysaki o Zikir/Kur'an âlemler için bir öğütten başka şey değildir.