المعارج

Meâric

Yükselme Yolları

70. sûre · Mekkî · 44 âyet · İniş sırası: 79

Yazım
Mealler

Bir Arapça kelimeye dokunun: okunuşu, yapısı ve kökü açılır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
  1. Yaşar Nuri ÖztürkSoran birisi, geleceği kuşkusuz azabı sordu.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkKüfre sapanlar içindir o. Yoktur onu savacak.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkYükselme boyutlarının/derecelerinin sahibi Allah'tandır o.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkMelekler ve Rûh, miktarı elli bin yıl olan bir günde yükselirler O'na.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkArtık güzel bir sabırla sabret!
  1. Yaşar Nuri ÖztürkOnlar onu çok uzak görüyorlar.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBiz ise onu çok yakın görüyoruz.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkO gün gök, erimiş bir maden gibi olur.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkDağlar, atılmış, renkli yün gibi olur.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkEn yakın dostlar birbirlerinin halini sormaz/bir dost bir dostundan bir şey isteyemez.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBirbirlerine gösterilirler. Suçlu, o günün azabından kurtulmak için oğullarını fidye vermeyi bile ister.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkEşini, kardeşini,
  1. Yaşar Nuri ÖztürkKendisini kucaklayıp barındıran ailesini.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkVe yeryüzündeki insanların tümünü fidye verip kendisini kurtarmayı ister.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkHayır, hayır! O, alevlenen bir ateştir.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkYakar-kavurur deriyi/koparıp götürür kolu-bacağı.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkÇağırır, sırtını dönüp uzaklaşanı,
  1. Yaşar Nuri ÖztürkToplayıp kasada yığanı/depolayanı.
  1. Yaşar Nuri Öztürkİşin gereği şu ki insan; aceleci/hırslı/sabırsız/ tahammülsüz yaratılmıştır.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkKendisine kötülük/hoşnutsuzluk dokununca basar bağırır.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkKendisine hayır ve nimet ulaşınca ondan başkalarının yararlanmasına engel olur.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkNamazlarını/dualarını yerine getirenler müstesna.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBunlar, namazlarında/dualarında süreklidirler.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBunların mallarında belirli bir hak vardır:
  1. Yaşar Nuri ÖztürkYoksul ve yoksun için.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBunlar, din gününü içtenlikle doğrularlar.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBunlar, yalnız Rablerinin azabından ürperirler.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkGerçekten de Rablerinin azabı emin olunmayacak bir azaptır.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBunlar, cinsiyet organlarını titizlikle korurlar.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkAncak onlar, eşleriyle, akitlerinin sahip olduğu şeyler konusunda kınanamazlar.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkKim bunun ötesini isterse, işte böyleleri sınırı aşanların ta kendileridir.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBunlar, kendilerindeki emanetlere ve ahitlerine sadık kalırlar.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBunlar, tanıklıklarını tam yaparlar.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkVe bunlar, namazlarını/dualarını korurlar.
  1. Yaşar Nuri Öztürkİşte bunlar cennetlerde ikram göreceklerdir.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkO nankörlere ne oluyor ki, sana doğru, o yandan, bu yandan boyunlarını uzatarak geliyorlar;
  1. Yaşar Nuri ÖztürkSağdan ve soldan parçalar halinde.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkOnlardan herbiri nimet bahçesine konulacağını mı umuyor?
  1. Yaşar Nuri ÖztürkHayır, ummasınlar! Gerçek şu ki biz onları, bildikleri şeyden yarattık.
  1. Yaşar Nuri Öztürkİş, onların sandığı gibi değil! Doğuların ve batıların Rabbine yemin olsun ki, biz gerçeketen gücü yetenleriz;
  1. Yaşar Nuri ÖztürkOnları kendilerinden daha üstün olanlarla değiştirmeye... Ve biz önüne geçilebilecekler değiliz.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBırak onları! Dalsınlar, oynasınlar kendileri için belirlenen günlerine ulaşıncaya kadar.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkO gün, kabirlerden fırlayarak çıkarlar. Dikilmiş putlara doğru akın akın gider gibidirler.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkGözleri yere eğik; bir zillet kuşatmıştır onları. İşte bu gündür onlara vaat edilmiş olan.