الحاقة

Hâkka

Gerçekleşen

69. sûre · Mekkî · 52 âyet · İniş sırası: 78

Yazım
Mealler

Bir Arapça kelimeye dokunun: okunuşu, yapısı ve kökü açılır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
  1. Yaşar Nuri Öztürkel-Hâkka/geleceği kuşkusuz olan şey!
  1. Yaşar Nuri ÖztürkNedir o hâkka?
  1. Yaşar Nuri ÖztürkO hâkkanın niteliğini sana bildiren nedir?
  1. Yaşar Nuri ÖztürkSemûd ve Âd kâriayı/başa çarpan olayı yalanlamıştı.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBunun üzerine Semûd, bir doğal felaket ile helâk edildi.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkÂd ise gürleyen sesle gelen rüzgârlı bir fırtınayla mahvedildi.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkOnu, onların üzerine yedi gece-sekiz gün hiç ara vermeden saldı. Topluluğu orada yerlere serilmiş görürsün. İçleri boşaltılmış hurma kütükleri gibidirler.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkOnlardan geri kalan bir şey görüyor musun?
  1. Yaşar Nuri ÖztürkFiravun da ondan öncekiler de altı üstüne gelmiş kentler de aynı hataya vücut verdiler.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkRablerinin resulüne isyan ettiler de O da onları, şiddeti arttıkça artan bir yakalayışla yakaladı.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkSu azıp köpürdüğünde, biz sizi o akıp gidende taşıdık,
  1. Yaşar Nuri ÖztürkKi onu size bir hatırlatıcı/düşündürücü yapalım ve kavrayabilen kulak kavrasın.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkSûra bir üfleyişle üflendiğinde,
  1. Yaşar Nuri ÖztürkYer ve dağlar yükletilip birbirine bir çarpılışla parça parça edildiğinde,
  1. Yaşar Nuri Öztürkİşte o gün, olması gereken olmuştur.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkGök yarılmıştır. O gün o, lime lime sarkmıştır.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkMelek de onun kenarlarındadır. Rabbinin arşını, o gün onların üstündeki sekiz taşır.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkO gün arz olunursunuz; hiçbir saklınız-gizliniz kalmaz.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkÖz kitabı sağından verilen: "İşte kitabım, okuyun!" der.
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Kendi hesabıma kavuşacağımı sezmiştim zaten."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkArtık o, hoşnutluk veren bir yaşayış içindedir.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkYüksek bir bahçe içindedir.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkDevşirilmesi kolaydır onun.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkGeçmiş günlerde sunduklarınızın karşılığı olarak afiyetle yiyin, için.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkÖz kitabı sol taraftan verilene gelince o şöyle der: "Ah, ne olurdu, bana kitabım verilmeseydi!"
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Hesabımın ne olduğunu hiç bilmemiş olsaydım."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Ah, ne olurdu, iş bitmiş olsaydı!"
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Hiçbir işime yaramadı malım."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Sökülüp gitti benden saltanatım."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Tutun onu, derhal bağlayın onu!"
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Sonra cehenneme sallayın onu!"
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Sonra, boyu yetmiş arşın olan bir zincirde yollayın onu!"
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Çünkü o, yüce Allah'a inanmıyordu."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Yoksulu doyurmaya özendirmiyordu."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Bugün onun için burada bir sıcak dost yoktur."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Yıkananların atık sularından başka yemek de yoktur."
  1. Yaşar Nuri Öztürk"Ki o atık suyu sadece günahkârlar yer."
  1. Yaşar Nuri ÖztürkHayır, sandıkları gibi değil! Yemin ederim gördüklerinize,
  1. Yaşar Nuri ÖztürkVe görmediklerinize!
  1. Yaşar Nuri ÖztürkKi o, çok soylu bir elçinin sözüdür.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBir şairin sözü değildir o. Ne kadar da az inanıyorsunuz?
  1. Yaşar Nuri ÖztürkBir kâhinin sözü de değildir o. Ne kadar da az araştırıp düşünüyorsunuz?
  1. Yaşar Nuri ÖztürkÂlemlerin Rabbi'nden bir indiriştir o.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkEğer bazı lafları bizim sözlerimiz diye ortaya sürseydi,
  1. Yaşar Nuri ÖztürkYemin olsun, ondan sağ elini koparırdık.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkSonra ondan can damarını mutlaka keserdik.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkSizin hiçbiriniz ona siper de olamazdınız.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkGerçek şu ki o, sakınanlar için tam bir uyarıcı ve düşündürücüdür.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkVe biz, içinizden onu yalanlayanların bulunduğunu kesinlikle biliyoruz.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkVe o, gerçeği örten nankörler/inkârcılar için tam bir hasrettir.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkVe o, kesin bilginin tam gerçeğidir.
  1. Yaşar Nuri ÖztürkHadi artık, yüce Rabbinin adını tespih et!